param yetmeyip tıraş olamadığım zamanlar lisede okulun kapısından çevrilirken, hiç öyle nerde demokrasi diye bağırdımı hatırlamıyorum.
öğrencinin okulda olduğu zamanlarda kılık kıyafetinin nasıl olması gerektiğine dair yönetmeliğe uyardık.
daha sonraları serbest bırakılmış olsa da ben 9. sınıftayken bırak siyah olmasını, spor ayakkabı olsa bile kızıyorlardı. oğlanlar nasıl siyah kundura giymek zorundaysa, kızlar da siyah babet veya neyse artık ondan giymek zorundaydı. siyahtan başka renkte toka takmak yasaktı. bazı liselerde şu tarzda bir ceket olur:
süveteri giymeden hırkayı giymek yasaktı. hırkayı giymeden süveterin üstüne başka bir ceket giymek de yasaktı. yani her gün giydiğiniz ceketinizi giymek istiyorsanız, gömlek, süveter, ve hırka üçlüsünün üstüne giymek zorundaydınız. hava azıcık serin olduğunda ceketinizi giymek isteseniz, araya bir de hırka giymeniz lazım ki soğuktan korunayım derken bu sefer sıcaktan terleyeceksiniz.
sözün özü, ben nasıl tıraşsız, süvetersiz, gömleklerim dışarda nasıl giremediysem, bere, şapka falan takabileceğimi hiç zannetmiyorum. bu da onun gibidir, bu son zamanlarda liseye türbanla girmek istedim almadılar modası, ben dinciyim diye çığırtkanlık yapmaktan başka bir şey değildir.
daha önce de dediğim gibi, dinime bağlıyım demek ayrıdır, dinine bağlı olmak ayrıdır.