nişanlı kızılay'da zil zurna olup senin dediklerini hep yanlış anlarken afyon'un boktan bir kasabasında ders notu girmek zorunda olmaktır.
uykunun kaçması.
elden bir şeyin gelmemesi.
ölümüne sinir olmak.
tepki gösterince kıskanç, kaprisli olarak anılmak.
susamamak.
öfkenin içinde patlaması...
tamam bir şey yoktur 3-5 bira içip geri dönmüştür. sarhoştur. barda dart oynarken birileri ile tanışmış. sıkıntı yok.diyemem, söyleyemem ama insanın içinde de bir şey kimseye sesini duyuramadan çaresizce, sessizce, zavallı bir biçimde şunu istiyor;
"ben burda iş yaparken, hem 2 gün sonra da ben geleceğim, beklesen hiç mi olmaz o kadar sabırsızsın ya da o kadar mı düşünülmeye değer değilim ben."