sözlüğe dönüşümün ikinci gününde sizlere geçen zamanlarda başıma gelmiş acıklı ve bir o kadar da iç burkarak beni her yatsıda secdede ters döndüren bir olayı anlatmak, bu hissi herkese duyurup vay be adam neler yaşamış dedirtmek ve o kötü hissi, aman tayyibim o kötü duyguları hepinize yaşatmak ve anlatırken beraber gözbebeklerimize hakim olamayışımıza şu mübarek günün tanık olmasını istiyorum.
biliyorsunuz iş için izmir'e gitmiştim. sürgündeki izmir günlerimde öyle ters ilişkiler, öyle iç burkan olaylar falan yaşadım ki yemin ediyorum şu an bile ağlamamak için kendimi zor tutuyor, dinlerimin diken diken oluşunu an ve an yaşıyorum.
işte o çocuktan bahsedeceğim, bornova'da galericilik yapan kaslı kürt kardeşimizin boşanmış eşinden kalma bir çocuk o. henüz çocuk oluşu sebebiyetiyle anlamıyor hayatın o narin ve bir o kadar da kahpe dalgalanmalarını. çünkü o bir çocuk, o yüzden mazur görüp tekme tokat dövmedim piçi zaten o olayı yaşadığımda.
yağmurlu bir izmir gününde pideci rahmet abi ile oturmuş ahlaki öğeleri tartışıyor, o dönemler binali bakanımızın ulan nasıl bi punduna getirsekte oy kazansak diye düşünüp yalova şahitleri gibi sokakta insanları çevirip siyasi görüşlerini soruyorduk. ve o anlardan birinde elinde çocuğu olduğunu sonradan öğrendiğimiz ufaklığın ellerini sımsıkı tutan gayet kevaşe ruhlu, bekaretsiz hal ve tavırlar içerisindeki bayanı fark ettik.
hemen yanına gidip ulan şuna da bi el atalım belki bi ekmek çıkar da düşürürüz, yani bizim parti'ye oy verdiririz diye düşünerek tanışmak adına yanına gittik.
hbbia: selamın aleyküm abla,
bayan: melabaaa, ayhh çok sıcakkk gene ismir günü işte klasik buyrun
hbbia: biz bir anket yapıyoruz sayın bayan, seçimlere çok az kaldı hangi partiye oy vericeksiniz acaba.
bayan: ayyhh, sorumu canım o yaaa, tabi ki altı ok.
hbbia: altı ok ne lan altı gün savaşları laik misiniz yoksa?
bayan: hıhı evet, defol burdan sakalından belliydi ne olduğun pü allah belanı versin yobaz pislik.
hbbia: ayıb ediyon bayan ben üniversite mezunu bir insanım cahil sensin.
bayan: ben de öyleyim canım benim heheyy.
hbbia: nasıl lan? hem üniv mezunu olup çocuk mu peydahladın.
bayanın pici: annecim yaa ühühühüh.
hbbia: ağlama lan pij derken gözlerimden yaşlar süzülmeye başladı benimde...
kaybettiğimiz değerlere mi ağlıyor, üniversite gibi bir yerden çıkma karının evlat sahibi olmasına mı, yoksa o kadının bir kürt kardeşimizin başına bela olmasına mı ağlıyordum bilmiyordum.
ama en son elimi tutan eller pideci rahmet abinin gidelim burdan habibi bakışıyla beraber beni yaralayan o gözbebeklerinin son hareketiydi.
üzgün, sanki mahcup ve bir o kadar da burkucuydu.
bir çocuk üniversite mezunu bir bayana nasıl gönül rahatlığıyla anneciğim diyebilirdi, çocuktu işte. benim anam yatalak, lise mezunu olduğu halde o kadın diye bahsederdim ufakken, bana öyle öğretmişti babanneciğim.