başroldeki elemanların devamlı acayip, alakasız ve saçma sapan yerlerde buluştukları film. bir sahnede nasıl geldilerse ormanın ortasında birkaçı kütüklerin üstünde diğerleri ayakta takılmaktadır. napalım ne edelim derler. karar verilince başka sahne girer, olan olur sonra tekrar bizimkilere döner kamera. hop o da nesi bu kez elemanlar trafo gibi birşeye tırmanmışlar orada konuşuyorlar. sonra tekrar tekrar bu kez gecenin köründe tarihi anıtlara oturmuşlar. film boyunca devamlı yer değiştirip gubidik yerlere tırmanıp durdular. ayrıca the art of shredding'in de söylediği bir yaşlı kadın fenomeni var. asıl oyuncular ne zaman minibüse binse, ekranın %70'ini kaplayan bir teyze kafası vardı. teyze sabit bir ifade ile pazardan mı dönmektedir, eltisine mi gitmektedir artık bilemeyiz. ha bu arada artist taksici abimiz için https://galeri.uludagsozluk.com/r/24794/+