yıllardır mantıklı bulduğum davranış biçimi.
er kişi olarak evlenmekte olan pek çok akranımın bu tarz işlerine -düğün olaylarını hiç sevmesem de- bizzatihi koşturduğum için yaşanılan sıkıntıları sanki damat benmişim gibi bilen biri olarak fazlasıyla karşıyım.
- düğün günü her bok ters gider
- gelen herkes illa çemkirecek birşey bulur
- garsondu, orkestraydı, fotoğrafçısıydı, kameramanı, otoparkçısı vs yarak kürek tayfası aynen şu mantıkta "akşam sen nasılsa sikeceksin, du ben seni bi sikeyim de akşama hıncın artsın???"
- damadın ailesi gelini hor görür bizim akrabaların yüzüne bakmadı diye,
- gelinin ailesi de aynı şekil damadı hor görür bizim akrabalara bakmadı diye
gelin ve dama ise tam aptaldır.
eş dost gelir inatla maymun etmek için "haydi haydi, oturmaya mı geldik" diye ortalığa çekiştirir. damat zaten kim kimi sikecek yeni yeni anlamaya başlar düğün sonuna doğru, gelin ise garibim, ana kucağı baba ocağı dediği yuvadan ayrılmanın psikolojisinin en ağır yüzleşmesini yaşarken millete şebeklik yapmaya, mutlu görünmeye çalışır. eğer evlendiği tip öküzse bir de bunun gerdek muhabbeti var.
var oğlu var..
gelin için de, damat için de o düğün günü ömürden bir 10 yıl götürür vesselam.
ha bak unuttum, bir de kayınların şu telaşesi var. kim ne taktı. sanane lan! gücü var ya da yok, kimseye sormadan keyfe keder tarih belirleyip düğün yapıyorsunuz, insanların alım gücü belki var belki yok size ne lan! çağırmışsınız icap edip gelmiş. gücü yettiğince ama para takmış ama takı. neyine yetmiyor lan sikik!
zaten gücü imkanı olmasa gelmez düğüne olur biter. yok o bunu takmış, bu şunu takmış, falanca trabzon burma bilezik takmış da falan fıstık.
bi gün birine bursa paslanmaz takıcam ben de görecekler nasıl takılıyormuş diye o olacak yeminle.
ha en kıl olduğum kısım ise düğüne güvenip evlenen tayfa. gebersinler diyorum onlar için. ömürlerinde 1 kere gördükleri insanları bile düğüne çağırma yüzsüzlüğünde bulunur, hatta ısrar ederler bunun için. alenen, düğüne gelin, boş gelmeyin diyeni var lan bunların. götümün kenarı, istiyor ki ilk gece iş bittiğinde kapının önünde peçete tutayım. yeminle bunu teklif etsem hayır demeyecek seciyede tipler.
evlerden ırak olsunlar.
yıllar yılı söylüyorum. en güzeli sade bir nikah, toplasan 50 kişiyi geçmeyen tanıdık kontenjanı. hop olay biter.
sonrasında da müzikli yemekli bir mekânda ya da imkan dahilinde bahçeli bir yerde eğlence yaparsın olur biter. kimsenin de başı ağrımaz.
ha en güzeli, nikahı yap, biraz paran pulun varsa bas git yurt dışına balayı için nikahın hemen sonrasında. kafan rahat olsun.