Şaşırmayın, gülmeyin, kızmayın... Dinleyin... Bırakalım Vestel'di Sivas'tı, Federasyondu, tahkimdi, çözüm söyleyelim.
Kırk yaşındaki Trabzonspor, on yaşındaki Trabzonspor değil... Dayanamadı bu kadar sarsıntıya, erken çöktü, kabul edelim... Başka kongreler, yeni futbolcular, önemli yöneticiler, yerli hocalar, yabancı hocalar, futbolcu izleme komiteleri, komite raporları, PAF takımının 10 numarası, Çek liginin gol kralı, hiçbiri ve hiçbiri bu çöküşü durduramadı; hatta çöküşe, bitişe, yitişe hizmet etti...
Başka bir şey lazım, başka bir şey istiyor Trabzonspor...
Önümüzdeki en kısa süre içinde, yeniden yapılanma adına, Trabzonspor'u tasfiye edelim... Altına, yanına, ötesine, berisine bakmadan tasfiye edelim... ismimiz, logomuz, renklerimiz, kurucularımız, şampiyon kadromuz baki kalsın, başka değişebilecek ne varsa değiştirelim...
Önce ona bir anayasa yazalım... Anayasasında nasıl futbolcu transfer edileceği de yazsın, altyapıdan kaç oyuncunun takıma katılacağı da... Yönetimlerin seçilme ve iş yapma biçimlerini denetleyen maddeler de olsun, taraftarın sürece nasıl katılacağını irdeleyen maddelerde... (Trabzon Fikir Kulübü'nün manifestosuna benzer)
Artık futbolcu izleme komiteleri, Brezilya seyahatleri, iktidar savaşlarının gösteri alanı olmasın Trabzonspor... Futbolun temaşa meydanı olsun...
Trabzonspor Anayasasının Türkiye Cumhuriyeti Anayasası gibi değiştirilemez maddeleri olsun... Ne bileyim, mesela, "Başarısız yönetim kurullarından hiç bir üye (başkan dahil) bir daha göreve talip olamasın... "
Ya da, sadece Trabzonspor Kulübü Derneği için 5-6 yönetici seçilsin, diğer tüm branşlar profesyonellere bırakılsın... Futbolcuyu, yönetim kurulundan herhangi biri transfer edemesin. Teknik direktör kim olacak sorusu haftalık salı toplantılarında cevap bulmasın... Futbol takımını futbolun profesyonelleri yönetsin...
Yönetmek isteyenler ya da...
Daha pek çok maddeyle yeniden yapılandırılsın... Kulübü kapatalım, tasfiye edelim derken, kapısına değil ama bizi bu noktaya sürükleyen anlayışa kilit vuralım, kapı dışarı edelim... Ne zaman? Hemen şimdi!
Aralık ayındaki kongreye hazırlanan/ hazırlanacak başkan ve yönetici adayları:
"Bırakın masaya yumruk vurmayı, hakemlere ağalık etmeyi, medyada boy göstermeyi... "
iş bu... Olsun koltuğunuzun altında yönetim anayasanız, fikirleriniz... Ne zararı var? Siz de işe futbolcu ve hocaları değiştirmekle başlayacaksanız, hiç başlamayın daha iyi. Onlar da değişmeli ama neye göre?
Önce planlayın, sonra o plana göre neyi değiştiriyorsanız değiştirin...
Biliyorum, diyeceksiniz ki, "Yirmi seneden fazla kemikleşen yönetim anlayışı var, bunu bize mi tasfiye ettirmek istiyorsun.?"
5 futbolcu gönder 5 futbolcu al, teknik direktörü gönder, yenisini getir... "
Değişim bu değil... Senelerdir yapılan bu... Yönetimler değişiyor, futbolcular değişiyor. Hocalar değişiyor... Değişmeyen son, bildiğiniz son...
Sonuç değişmeyecekse; Aralık kongresi neden? Ziya Doğan'ın gitmesi neden? Fatih Tekke'nin geri dönmesi neden?
Bu değil... Büyüklük bu değil...
Görmek istemediğimiz şu:
Şarkı aynı, şarkıcılar farklı
Şarkıcılar değişiyor ama hep aynı şarkı söyleniyor...
Nota bilmeyebilirsiniz, hatta sesiniz de çirkin olabilir...
Bu şarkı dünyanın en kolay ezberlenen şarkısı...
Biliyorum ezberinizde var ve mırıldanmaya başlayanlar da var..
Yalnız, Aralık ayının anonsunu önden yapma keyfi de benim olsun:
"Çok iyi bildiğiniz bir Trabzonspor bestesi... Bestesi-güftesi-sözleri Trabzonspor'dan alınan şarkıyı, koromuzun yeni sanatçıları seslendirecek... " *