bu konuda, yani aldatmak konusunda, kadınlar durumları basitleştirmeyi seviyor.
"ona eskisi gibi aşık değilim" diyor.
"artık tutku değil şefkat hissediyorum" diyor.
ya da "en başından beri sevmiyordum" diyor.
kadınlar basitleştirmeyi seviyor derken, "aslında mesele çok çetrefelli" demiyorum. mesele gerçekten çok basit. kadınlar gerçekten de genel olarak daha dürüst.
sıkılıyor! sevmiyor artık! heyecanı kalmamış! bu kadar. bitmiş, azalmış yani duyguları!
ama erkekler yetiştirilme şartlarından mıdır nedir bu meseleyi uzattıkça uzatıyor. aman efendim, aldattığı çok güzelmiş, baştan çıkmış; aman efendim aslında karısını da çok seviyormuş da işte... işte...
aldatmak için öncelikle sevginin bitmesi, azalması lazım.
"sevmiyorum" demeli yani, kadın gibi. "çok sevmiyorum" diyebilmeli.
ama bunlar bizim erkeğimize ve belki de dünyadaki çoğu erkeğe basit sebepler, kızsı tripler gibi geliyor. sevgiye ya da bu tarz hisli kelimelere temelde pek inanmıyoruz galiba.
o yüzden sebepleri zorlaştırıyoruz. derinleştiriyoruz.