öyküyü kendisinden dinledim. 1969da tös genel kurulu kayseride yapılıyor. ülkücüler binayı basıyorlar. dükkânları, vitrinleri kırıp döküyorlar. zavallı attar. esans da satar,kitap da, defter de. ne yapsın? taşra böyledir. oradan bir zavallı kadın geçiyor. konsomatris. bunlar pek dışarıya çıkmazlar. çalıştıkları bara giderler, sonra otelde otururlar. buncağız sıkılmış, biraz dolaşmaya çıkmış. güruh ona saldırıyor. çırılçıplak soyacaklar. abiler diyor konsomatris, beni öldürün, bana bunu yapmayın.
işte demişti ece ayhan, mor külhani şiirindeki abiler oradan gelir. ama ben orada bırakmıyorum tabii diye de eklemişti.
türkiyede her şeyi bu abiler ile anlatabilirsin.
içimizdeki zulumdür o abiler. içimizdeki eşitsizlik. içimizdeki öfke. içimizdeki nefret. düşene vurma güdüsü. çok ezilmişizdir, daha çok ezmemiz gerektir. ecenin baş kaldırısının özetidir bu
genç kaymakam unutmamıştı kayseride gördüğü olayı. hani enis batur demişti, kediler krallara bakabilir diye? ecenin durumu da biraz öyle: kaymakamlar konsomatrislere bakabilir. şairler abilere seslenebilir. zulüm sonsuz. aşağılama sonsuz. nabızlı bir beklenti: en kötü olan en olanaklıdır.