mor külhani

entry7 galeri video1
    6.
  1. --spoiler--
    şiir’deki “abiler”in hikayesi şöyle, nilüfer kuyaş’dan naklen:

    öyküyü kendisinden dinledim. 1969’da tös genel kurulu kayseri’de yapılıyor. ülkücüler binayı basıyorlar. dükkânları, vitrinleri kırıp döküyorlar. zavallı attar. esans da satar,kitap da, defter de. ne yapsın? taşra böyledir. oradan bir zavallı kadın geçiyor. konsomatris. bunlar pek dışarıya çıkmazlar. çalıştıkları bara giderler, sonra otelde otururlar. buncağız sıkılmış, biraz dolaşmaya çıkmış. güruh ona saldırıyor. çırılçıplak soyacaklar. “abiler” diyor konsomatris, “beni öldürün, bana bunu yapmayın.”

    işte demişti ece ayhan, mor külhani şiirindeki ‘abiler’ oradan gelir. ama ben orada bırakmıyorum tabii diye de eklemişti.

    “türkiye’de her şeyi bu ‘abiler’ ile anlatabilirsin.”

    içimizdeki zulumdür o abiler. içimizdeki eşitsizlik. içimizdeki öfke. içimizdeki nefret. düşene vurma güdüsü. çok ezilmişizdir, daha çok ezmemiz gerektir. ece’nin baş kaldırısının özetidir bu…

    genç kaymakam unutmamıştı kayseri’de gördüğü olayı. hani enis batur demişti, “kediler krallara bakabilir” diye? ece’nin durumu da biraz öyle: kaymakamlar konsomatrislere bakabilir. şairler abilere seslenebilir. zulüm sonsuz. aşağılama sonsuz. nabızlı bir beklenti: en kötü olan en olanaklıdır.




    -alıntı-
    --spoiler--
    1 ...
bu entry yorumlara kapalı.
© 2025 uludağ sözlük