babanın ölmesi

entry1128 galeri
    665.
  1. anton çehov bir hikayesinde oğlu ölen bir arabacının hikayesini anlatır. arabacı tüm yolcularına hiç ilgilenmedikleri halde "biliyor musunuz benim bugün oğlum öldü" der. hiçkimse ilgilenmez ama o anlatmaya devam eder "biliyor musunuz benim bugün oğlum öldü" der ısrarla. gece bitip de herkes gidince en sonunda arabacı atlarına anlatır "biliyor musunuz benim oğlum öldü..."
    babamın ölüm haberini aldığımda 12 yaşında, akrabasının yanında büyükşehirde okumaya çalışan bir çocuktum. şehirlerarası otobüse binip köyüme, babamın cenazesine giderken o gece otobüsteki herkes babamın öldüğünü artık biliyordu.
    şimdi düşününce üzerinden 13 yıl geçmesine rağmen çehov'un arabacı hikayesini okuyana kadar neden o gün gördüğüm herkese "babam öldü" diye duygu sömürüsü yaptığımı anlayamamıştım.
    o anki psikolojimin sebebini anlamasam da o sabah uyandığımda hayatımın en acı sabahına uyanmıştım. o sabah babaların da aslında ölebildiğini anlamıştım. ve ölen eğer babaysa artık bu hayatta tek tabanca olduğunu anlamıştım. kısacası şairin dediğini o 12 yaşındaki adam iliklerine kadar hissetmişti "herkes babası ölene kadar çocuktur".

    babanızın kıymetini bilin klişesine girmeyeceğim hiç. muhtemelen şimdi salonda tv izliyordur babanız. çevrenizin, aile geleneklerinizin, kardeşlerinizin, annenizin ve hatta babanızın bile size ne diyeceğini siktir edin. gidin ve hiçbirşey demeden sarılın babanıza. bir süre böyle kalın, kalbinin sesini dinleyin. kim ne derse desin bu babanızın hayatındaki en mutlu anı olacaktır. bunu ona yaşatın.
    3 ...