Efendim bilenler bilir uludağ üniversitesi öğrencilerinin çoğu görükle denen öğrenci köyünde yaşamaktadırlar. üniversiteden köye ulaşım genelde minibüslerle sağlanmaktadır. Bir gün dersten çıkıp herkes gibi minibüse bindim ve en arka koltuğa oturdum. herkes dersinden çıkıp minibüslere yöneldiği için biraz kalabalıktı haliyle. Elimi cebime attım minibüs parasını denkleştirip ayakta bekleyen gence nazikçe "şunu uzatır mısınız" diyerek parayı gösterdim. Bir eliyle minibüsün ortasına tutunmak için konan demire tutunuyordu diğer elinde ise kitaplar vardı. Yüzünü bana çevirdi ve kafasını diğer tarafa doğru hasbinallah dercesine eğdi. Küçük düştüğümü anlayınca biraz yüksek bir tonla tekrar "şunu uzatır mısınız" dedim. Diğer elindeki kitapları koluyla göğsü arasına sıkıştırıp yüzüme bakmadan parayı alıp öne uzattı. Minibüs hareket halinde olduğu için boş olan eliyle almamıştı. Yerleşim durağına geldiğimizde inmek için hareketlendim, bu arada minibüstekiler ve yanımdaki öğrenciler de inmek için hareketlenmişti ki ne göreyim. daha önce kendimi hiç bu kadar suçlu hissetmemiştim sözlük. Parayı öne uzatmasını istediğim gencin minibüse tutunduğu el parmakları yoktu. Ben ise bunu daha yeni fark etmiştim. ineceğim durağa gelene kadar o genci hayıflamıştım içimden. Gidip özür bile dileyemedim onu daha fazla üzmüş olmamak için. Bazen hiç bir şey düşündüğümüz gibi olmuyor malesef.