Hazreti Ebû Hureyre (radiyallahü anh)ın rivayet ettiği bir hadis-i şerifte, Peygamber Efendimiz (aleyhi ekmelüttehâyâ ve etemmütteslîmât) şöyle buyurur:
Aklın gereği, Allaha imandan sonra, Onun için sevmek, sevilmek ve insanlarla dost geçinmektir.
Hadis-i şerifte aklın zirvesi Allaha iman olarak bildirildikten ve en değerli konuma iman konulduktan sonra bunun ardından insanları sevmek, onlar tarafından sevilmek ve onlarla hoş geçinmek zikredilmiştir.
Allaha gönülden iman eden kimse Allahı daha çok tanımaya çalışır. Onu tanıdıkça daha çok sever ve sevdikçe de Ona daha çok ve daha derin kulluk eder. Böylece hep Allaha daha yakın olmaya çalışır.
Allaha samimiyetle bağlanan böyle akıllı bir kul, ibadetlerle Ona bağlılığını gösterdiği gibi Allahın kulları olan insanları da Allahtan ötürü sever ve Onun rızası için insanlara iyilikte bulunur, onlarla dostça geçinir. Nitekim hadis-i şeriflerde;
insanlara karşı hep güzel ahlakla muamelede bulun! *,
Müslüman, müslümanın kardeşidir, ona zulmetmez ve ona ihanet edip yardımsız bırakmaz. Her kim, bir mümin kardeşinin ihtiyacını görürse, Allahda onun ihtiyacını görür. * denilmiştir.
Allah için Onun kullarını seven ve davranışlarını Allahın rızasına göre programlamış bu mümin ve akıllı insanlar, Allahın bir mükafatı olarak insanlar tarafından sevilir ve sayılır. Kuran-ı Kerimde bu husus şöyle anlatılmıştır:
Rahman Allah, iman edip salih amel yapanları (hem kendi katında, hem de mahluklar nezdinde) sevimli kılacaktır. *