bazen içinizdeki zehri akıtmak, acınızı hafifletmek için yazmaktan başka çareniz yoktur. o da bu anlardan biri işte.
arkadaşımı kaybettim sözlük.
adı gülnur. 40 yaşında, iki çocuğu olan bir kadın. ailesi hep gülsün diye koymuş adını. ama hayat bu gül! deyince güldürür mü? onu da güldürmemiş. 4 yıl önce tanıştık. ilk gördüğümde serçe bilekleri, solgun yüzü dikkatimi çekmişti. soramamıştım. gözleri hüzünle bakan, yarım yarım gülen bi kadındı. bi süre sonra başkalarından kan kanseri olduğunu öğrendim.
sonraları beraber yürüyüşlere, yemeklere çıktık. güzellik uzmanıydı. ama hastalığı yüzünden çalışamıyordu. hastalığı yetmezmiş gibi eşiyle de anlaşamıyordu. adam hasta olduğu için gülnur'A SIRT DÖNMüştü. ona güç vermeye çalışıyordum ama ateş düştüğü yeri yakıyor, ne söylesem teselli etmiyordu. günler, aylar, yıllar geçiyor uygun ilik bulunamıyor, gülnur gitgide eriyordu.
bir ay önce beraber giresun'a gittik. bi arkadaşımızın yaylada ki evinde kaldık. gece su içmeye kalktığımda evin kapısı açıktı. gülnur elinde sigara öylece karanlığa bakıyordu. yanına gittim;
- ölmekten korkmuyorum biliyor musun. çocuklarrım bensiz ne yapacak diye korkuyorum.
+ ohoo... demedik mi sana ''ölüm'' yasak kelime. hadi soğuk, içeri girelim.
- ölücem. o değil de en çok mutsuz bir hayatın ardından ölmek koyuyor..
+ susss...
içeri girdik. çaktırmadım ama yatakta çok ağladım. ertesi gün ''ölmeden görülecek yerler'' listemde ki sümela manastırına gittik. manastıra çıkan dik yokuşta yarış yaptık. beni geçti. dönüşte kalabalık bir arkadaş grubuyla kuymak-turşu kavurması-balık eşliğinde rakı içtik. güldük, eğlendik...
ankara'ya döndükten sonra ağırlaştı. evine son gittiğimde hastaneden yapılacak ''bir şey yok'' deyip eve yollamışlardı. ailesi başındaydı. dün gece kötü haberi geldi sözlük.
ah be canım şu hayatta kaç kişi gerçekten değebiliyor kalbimize. bir elin parmaklarını geçmez. daha tüm yaşlananların tek hayali olan bodrum'a yerleşecektik. parmakarası terlik/şort yetecekti bize. modanında, şehrinde, internetinde allah belasını versin... deyip gidecektik. kedileriyle yaşayan yalnız kadınlardan olacaktık. ama mutlu olacaktık. çünkü iyi olacaktın sen.