"Kadınlar ile erkekler arasındaki eşitsizliği açıkça vurgulayan, kadının toplumsal yaşamda yer alabilmesini belirli örtünme kurallarına bağlayan, toplumsal yaşamı dini esaslara göre biçimlendirmeyi talep eden siyasi islámin sembolü olan sey."
edit: insan evrilir, değişmezse devrilir. fikirlerim evriliyor, her gün her saat her dakika değişiyorum, aynı sizler gibi. 'tutarlılık' gelişerek evrilmekten daha değerli değil. o yüzden yıllar önce yukarıda yazdığım şey için utandım arkadaşlar. görüşlerimin, fikirlerimin nasıl da değiştiğini bir kez daha gördüm, o yüzden sözlük'ü seviyorum. bu yüzden utanmaktan eski benliğime bir selam gönderip entry'imi güncellemeyi gerek gördüm...
kadınlar ne isterlerse onu giyerler, takarlar, çıkarırlar, tekrar takarlar, içerler, yerler..
aynı bizim gibi, aynı dünyanın bütün insanları gibi.
kişi hangi kıyafetin kendisine nasıl "hissettirmesi" gerektiğinin farkındadır.
misal, ben bugün beyaz gömlek giydim çünkü toplantım var ve kendimi iyi-zinde hissetmemde bana yardımcı oluyor.
o yüzden "türban" bana kalırsa bir "hissetme-hatırlama-sadakat" eşyası, duruşudur.
"türban" dedikten sonra kaşınmaya başlayan bünyelerin alerjilerinden hemen arınıp, konuyu detaylı ve tarafsız bir biçimde ele almaları gerektiğinin kanaatindeyim keza çok komik oluyorlar, çok komik olmuşum!