Çok çalıştığımı düşündüğüm günlerden bir gün yine gündem toplantısında uyukluyorum. Bir haftada sekiz tam sayfa herkesi zorlayabilir, anlayışla karşılanıyorum ama yetmiyor. Pislik biri olmamdan mütevekkil. Hazırım, konularımı öneriyorum kabul ediliyor, uyumaya devam.
Eğlenceli yazı eksik diyor editör, bense diyorum okuru dahil edecek işler lazım Çok çalıştığım için fikir beyan edebilme ve reddedebilme hakkını aldım, önemliyse sizin için tabi. Ojelerimin rengini değiştirme zamanı geldi derken konu benim cimriliğime geliyor. Koskoca toplantı da! Gerçekten 80 TL bir pastaya vermek istemiyorum ya da 230 liraya bir pantolon satın almak. Çok iyi kazanmanın acısını saçma harcamalarla çıkarmayacak kadar hırpalandım.
O konuşma sonrasında bir köşe yazarı oluyorum. Sokak sokak gezip insan müzesi tadında, alışveriş ve komedi öğelerini içine ekleyerek her hafta sonu bir yazı isteniyor. Afallamamak elde değil. Herkes gözlerimin içine bakarak yazarım dememi bekliyor, istenileni yapmasaydım fena kaybedecektim. Ama ilk yazımı onların istediği gibi yazamazsam da gözden düşecektim. Neden böyle bir şeye sürüklenmiştim ki şimdi Daha köşenin adı belli değilken herkesin bir köşem olduğunu öğrenmesi tuhaftı. Sonrasındaki dedikoduları tahmin edebiliyor musunuz? Tanıdığı var kesin, kimin altından geçmiştir kim bilir, küçücük çocuğa verilen işe bak
Yazıyı yazdığımda iki güvendiğim kişiye okuttum sen bundan fazlasısın dedi. Affedersiniz , Ulan istenileni yapıyorum, beni baz alma diyorum. Önümde tonla çeviri ve bulmam gereken haber konuları varken daha fazla ilgilenemeyeceğimi düşünüyorum. Çalıştığım yerdeki bazı dostlar elimi sıkıyor, hayırlı olsun diyor, bu hoş.
Yazıyı içerde okumaya başladılar. ilk kahkaha geldi, iki, üç Çıktılar, hiçbir şey söylemeden gittiler. Her hafta dedi kalemi bana doğrulturken, daha eğlenceli ve daha samimi dil diye devam etti. Beğenildi demek. Üstelik yarım sayfalık bir yazıyı kısaltmadan koydular. Şımarmaya fırsat kalmadan tedirginlik çöktü üzerime. Stajyerlikten çevirmene, çevirmenlikten kapak habercisine ve şimdi de köşe yazarlığına. Bu korkunç bir şey, kesinlikle güzel değil. Fazla rekabet kızıştırıcı ve daha çok mücadele gerektiren bir durum. Bu kadar hızlı olmamalı Olunca da durduramıyorsunuz. Daha ne kadar sorumluluğu taşıyabilirim emin değilim. Tedirginliğim artarsa kaybedeceğim. Edersem başarısız sayılmam elimde somut bir şeyler olduğu için ama büyük oranda hız kesmiş olurum. Kafka gibi keşfedilmeyi beklerken ölmek daha cazip geliyordu oysa.
tanım:gazetelerde genelde iki sütun verilen sahibi olan kısımdır.