kirli çamaşırları ortaya döken, ama çamaşırların kirli olduğunu nereden bildiğini açıklamayan şahıs. yok onun arkasındaydım, döndü ve dedi ki....yok oğlunun ilaçlarından alsın, yok oğlunun doktoruna gitsin! peki ya fuat abimiz? belli, bir zamanlar akp'nin destekleyicisi imiş. hala da o görünümde ki olayları şakır şakır şakıyor. arada "daha neler neler anlatacağım" mesajları veriyor. bunlar için oturup "komplo teorileri" üretmeye gerek yok. birilerinin sözleriyle "ajancılık" oynadığı kesin.
cemaate gelirsek, şu zamana kadar erdoğan'ın, "erdoğan" olmasını sağladı da bir "dershaneler" için mi "hadi yollarımız ayrılıyor" dedi. belli kanalları açtığımızda sürekli övülen erdoğan, bir dershane olayı yüzünden mi şimdi düşman oldu? bu kadar mı basit? hadi olay bu kadar basit olsun, bu basitlik bir tane ile kalmasın, başkaca görüş ayrılıkları da var tabi...ee? peki bu kadar ses kaydı? bu kadar görüntü? akp-cemaat dost vaziyette iken akp'nin aleyhine konuşmaya çalışan susturuluyordu. kayıt mayıt ortalığa çıkmıyordu da neden araları bozulunca bir bir ortaya döküldü her şey? aslında araları bozuldu diye dökülmedi kayıtlar ortalığa. cemaat zaten o kayıtları günün birinde kuklası erdoğan'ı önünden çekmek için hazırlamış ve elinde tutuyordu. günü geldi ortaya çıkardı. kim bilir kimler hakkında daha neler var ellerinde. şimdi böyle şeyler yapmaz cemaat diyenleriniz olacak, erdoğan kastamonu mitinginde bir şey söyledi. okur okumaz üniversite yıllarım canlandı gözümde. dedim "ulan demek ki bu onların hep yaptığı bir şeymiş". erdoğan'ın söz konusu konuşması "Evlerde kalan kız öğrencilerin, üniversitede erkek arkadaşıyla görüşmesini bunlar farklı bir şekilde annesine babasına yansıtıyorlar." erdoğan ile aynı fikirde olacağımı düşünmezdim, ama bu sözünden sonra cemaat benim için daha da dibe vurdu. bunu yaptıklarını biliyorum. nice cemaat yurdunda kalan fakat daha sonrasında ayrılmak isteyen arkadaşlarıma bu tehditleri yaptılar. iftira demeyin arkadaşlar, ben de o zamanlar inanmak istememiştim, sonuçta yalan-iftira günah, bu adamlar günahtan korkup böyle şeyler yapmazlar diyordum, üç olaya şahit olduktan sonra tamam dedim, bunlar işlerine geldiği gibi davranan adamlar. hatta bir kız arkadaşımızı çok çok kötü durumlara sokmuşlardı. kızı kandırarak kendi hastanelerindeki doktora "kızlık zarı" muayenesine götürmüşlerdi. kendilerinin yaptıkları açıklama da "bakire olmayabilirmiş". o zaman duyunca donup kalıyorsunuz. kızın ailesini çağırıyorlar- çünkü kız inatla onlardan ayrılacağını yineliyor, onlar tehdit ediyor, ama kız pes etmiyor- kızınızı doktora götürdük, bakire değil diyorlar. kızın babası sinir hastası kriz geçiriyor. anne perişan oluyor. kızı bir hastaneye götürüyorlar ve muayene ettiriyorlar. kız bakire çıkıyor. kızlarını memlekete götürecekken, bu sonuçla başka bir yurda yazdırıyorlar, ama kız bitmiş durumda. sonradan topladı hatta çift anadal ile iki bölüm birden bitirdi. şimdi de nişanlı ve mutlu çok şükür.
şimdi eski defterleri açan fuat avni'ye ben de eski dosyalar ile bir merhaba diyeyim. ey fuat bey, avni bey, fuatavni bey, neden şimdi? bir de "savaş çağrısına karşılık açtım ben bu hesabı" yalanı ne? öyle bir hikaye yazmışlar ki...her şey kurulmuş bir saat gibi işliyor. kılıçdaroğlu neden kurt işareti yapsın? sarıgül neden iki lafından birinde "allah, kitap, inşaallah" desin? komplo teorilerine gerek yok. bakış açısını değiştirmek, görmek için kafi.