ikametimi dört aydır sürdürdüğüm şehir.
E tabii bazı izlenimlerim olmadı degil.
Ben mersin'e iş yuzunden geldim.
Mersin hakkında en ufak bi fikrim dahi yoktu.
Buraya gelirken 27 yasında ve dogma buyume "istanbullu" birisi olarak çekinmedim değil.
Evimi mezitli'den tuttum.
"Üniversite yolu" diye geçiyo bu muhitin adı.
istanbul'u bilenler için söylüyorum, beylikdüzü'nün üniversite yemişi.
Yani kaldığım apartmanın neredeyse yarısı üniversite öğrencisi. Geriye kalanlar ise suriyeli.
Evler yeni ve arada boş araziler de var.
Yapılaşma sürüyo.
Yaşadığım muhitte birçok üniversiteli olmasına rağmen pek bi tenha lan buralar.
Yani "ölü toprağı serpilmiş stayla"...
Evin dibinde cheers diye bi mekan var. Buralarda populer bi yer. istanbul'da olsa vasatın altı bi pub'tan baska bişey denmez. Ama işte adamın olmadıgı yerde keçiye abduş diyolar.
Gecenlerde bu mekana hayko cepkin gelmişti. Tıklım tıklım dolmuştu.
Onun dışında eli ayağı düzgün bi de piano cafe var bu muhitte. Guzel, temiz bi mekan. Bunlardan ayrı olarak bi de tea'n cake diye bi poğaçacı var.
Pastane demiyorum bak, "poğaçacı".
Mersin'de kahvaltı olayı bok gibi la.
Bi sarıyerli olarak böreğe hasret kaldım amk.
Adamların favorisi salçalı poğaça diye bişey. Bi kere yedim kusacaktım. Çok fazla soğanlıydı. Onun dışında üniversite kAmpüsü içinde bi fulya kafe var.
Mekan guzel ama servis ve çeşitleri bes para etmez.
Üniversite demişken, hayvani bi kampüsü var la.
Yani yemyeşil bi alana kocaman bi kampüs koymuş adamlar.
Trafik mevzusu istanbul'dan gelen birisi için mükemmel.
Yani şöyle söyleyeyim, otobanı saat kacta isterseniz firil firil kullanabiliyosunuz la. Tıkanıklık impasibıl.
Carsı içinde dahil sadece ışıklar yüzünden dur kalk yapıyosunuz.
Ama şöförleri pek bi kasap.
iddia ediyorum buradaki şöför diye geçinenlerin yarısından fazlasını istanbul trafiğine sok, maksimum 1 saatte vururlar arabayı yan şeritten gelene.
Ayna kullanımı sıfır la trafikte.
Bi de yeşil ışık mevzusu yok.
Sarı ile kırmızı aynı anda yanınca baslıyo arkadan korna.
Gece hayatı ise pek bi ara kültür.
Ne bar, ne gece kulubü, ne pub, ne pavyon, ne türkü bar...
Hepsinden azıcık karıstırmıslar.
Sonuc, bok gibiden biraz daha iyi.
Ben tıfıl tayfanın takıldıgı dandik barlara değil de daha bi rakı içilebilir mekanlara takılıyorum genelde.
Martı otel'in barı var mesela.
Ersin diye agzını mikrofona dayamış bi o ses turkiye yarısmacısı tipli herif ile didem diye kilometresi fazla bi hatun soyluyo mekanda. Ersin sahnesi ile, didem sesi ile olayı goturuyo. Fiyatlar ehh... iki kişi 200-300'e cıkarsınız.
Bi de bu mekanda deli fuhus donuyo amk. Soyle soyleyeyim, masalarda oturan hatunların yuzde bi sürüsü hep lejyoner.
Paralı asker.
Gerci mersin'de orospuluk milli meslek gibi.
istanbul'da bu kadar kişi basına düşen gayri safi milli orospu oranı yok la.
Bi de nazende var.
Kushimato diye bi cadde var mersin'de.
Orada bu kushimato.
Fiyatları da cok abartı degil.
2 kişi 100-150 liraya cıkarsınız.
Bi de bu kokorec mevzusu...
Hani mersin'in tantunisi var diyolar ya, hikaye.
Herifler deli gibi kolorec yiyo la.
Şimdilik bu kadar.
Zamanla daha cok keşfeder yazarım.