ahmet akgül

entry10 galeri
    7.
  1. 1949 yılında, Elazığ’ın merkez beldelerinden olup şimdi Keban Baraj gölü içerisinde kalan ve tarihe karışan Alişam’da dünyaya gelmiştir. Babası Hacı Behzat Efendi, inşaat ustalığı ve marangozluk yapan ibadet ve istikamet ehli bir derviştir. Beş-altı yaşlarından itibaren, babasının seher vakitlerindeki zikir ve ibadetlerinden, evlerinin yanı başındaki tarihi cami ve medresenin manevi atmosferinden oldukça etkilenmiştir.

    --spoiler--
    1967–68 senelerinde; solculuk ve sağcılığın salgın bir hastalık gibi gençliği sardığı ve ülkeyi sarstığı dönemlerde, her iki akımın da kendi ifadesiyle nasıl “boş beleş ve toplumun başına tebelleş” olduğunun farkına varmıştır. Sosyal ve kültürel yönden popüler kişiliğinden ve girişkenliğinden yararlanmak hevesiyle, her iki tarafın da üyelik, temsilcilik ve liderlik tekliflerine ilgi duymamıştır.
    O günlere ait “cahiliye cıncık-boncukları” dediği, bazısı birincilik ve ödül kazanmış bütün şiir, öykü ve denemelerinin hepsini yakmıştır. Zaman zaman, bunlara hayıflandığını da bizlere aktarmıştır.
    işte o dönemlerini yansıtan bir şiiri:
    KAHBE DÜNYA!..
    Herkesin tapındığı bu hayat;
    Bana çok yavan geliyor,
    Oldukça basit ve bayat!…
    Sevmek ve sarılmak istesem de;
    Garip kuşkular,
    Ve muztarip duygular,
    Hep beni engelliyor!..
    Oysa ben gerçeği arıyorum…
    Ama ne camide,
    Ne cümbüşte,
    Bir türlü bulamıyorum!?
    Bu ne sahte bir hayat,
    Bunalıyorum!..
    Sonsuzluğu, ölümsüzlüğü özlüyorum
    Bazen seziyorum, yaklaşıyorum
    Ne çare, tutamıyorum, heyhat!..
    Ne göktesin, ne yerdesin
    Ey Yüceler Yücesi, nerdesin?..
    Yalan bir dünya,
    Yalama bir toplum,
    Rol kesiyor herkes…
    Yüzlerde maske,
    Arkadan bıçaklıyor,
    En iyi dostum.
    Hiç doğmasaydım keşke!
    Şarkılar yalan
    Aşklar yalan
    Beyefendi sahte, berduşu sahte
    Sarhoşu sahte, sofusu sahte
    inkâr ederek can verir
    Son nefeste!?
    Solculukmuş, sağcılıkmış
    Hepsi tuzak
    Ve samimiyetten uzak…
    Maneviyat, mezarlıkta kalmış..
    Mertlik, mazide tutsak…
    Bir sürü gavat
    Boynunda gravat
    Kimi din-iman satıyor
    Kimisi avrat!..
    Velhasıl, yalan dünya, hayal dünya
    Uydurmaca, masal dünya..
    Bazan tatlı bir rüya gibi,
    Bazan kâbus misali,
    Uyanınca, zeval dünya!..
    Ey kör dünya,
    Kirli dünya
    Döne döne dönekleşmiş,
    Gördün ya!
    Ah be dünya,
    Kahbe dünya!..
    --spoiler--
    0 ...