mantık adını verdiğiniz korkularınızı duygularla ilgili konularda karar alırken bari susturmayı deneyin.
arzulanmak, beğenilmek, aşık olunmak sizi bu kadar sinirlendirmesin. ruhunuzun okşanmasına teslim edin kendinizi.
her şeyi halletmek yerine her şeyi halledebilecek birinin size tapınmasına ve dünyanın merkezine sizi koymasına izin verin. emin olun terfi almaktan daha çok keyif verecek.
kadından kadına dost olmayacağı gerçeğini aklınızın bir yerine kazıyın. sırlarınızı da acılarınızı da ya yalnızlığınızla ya da bir erkekle hatta hiç tanımadığınız biriyle paylaşın inanın daha iyi hissedeceksiniz. en azından size sürekli haklısın canım diyen kadınların sahtekarlığından kurtulmuş olursunuz. zaten kendi kendisiyle başbaşa kalıp, acılarını hakkıyla yaşayamayan, kararlarını hisleriyle veremeyen kadınlar diledikleri kadar ben güçlüyüm desinler. ne kadar zayıf olduklarını her gece seviştikleri yastıkları da biliyor kendileri de ben de.
çocuklarınızı sizin uktelerinizin telafisi için deneme tahtası değiller. bırakın hata yapsınlar bırakın çocuk kalsınlar. bırakın piyano çalmayı da öğrenmeyiversinler. mayaları, çimentoları sağlam olsun yeter. su akar yatağını bulur.
dokunurken içinizin titremediği, yanındayken kendinizi kendiniz gibi hissetmediğiniz, konuşacak tek kelime bulamadığınız adamlarla sırf iyi kalpliler, sizi seviyorlar, dürüstler ya da başarılılar diye birlikte olmaya devam etmeyin. nasılsa bitecek, tükenecek bu ilişki. şimdi bitsin ki acısı da çabuk geçsin. asıl hikayeye yer açılsın.
cinselliği erkeğe bir mücadeleden sonra sunulan ödül gibi görmeyin. yatakta kaybolun birbirinizde. terinizin tuzu karışsın, elleriniz karışsın, kemikleriniz birbirine girercesine sevişin ki benlik senlik bitsin. siz başlasın.