bildiğim kadarıyla kendisi şer'i hukuk kurallarına uymadığından dolayı değil; devlete karşı geldiği için öldürülmüştür*. hatta şeyhülislamın kanı helaldir fetvasından sonra:
"mademki bu kerre mağlubuz
netsek, neylesek zaid.
gayrı uzatman sözü.
mademki fetva bize aid
verin ki basak bağrına mührümüzü"
dediği belirtilir destanda. yazdığı kitaplar daha çok hukuk ile ilgilidir. ve bu kitaplarda kendisini hanefi olarak tanıtmıştır. musa çelebinin de kazaskeriydi. tabi trakya, o dönemde yeni yeni islamlaşmaktaydı. o yüzden de müslim gayri müslim bir topluluğun ortasında kalmıştı. annesinin de hristiyan asıllı olduğu hesaba katılırsa ihtimaldir ki dinler arası diyaloğa yönelik fikirler üretmiş olabilir. yine ihtimaldir ki pre-endüstriyel bir dönemde sosyalizme benzeyen fikirler de üretmiş olabilir ki günümüz türkiye solcularının bu adamı bu kadar sevmesindeki en temel sebep de budur.
varidat adlı eserin kendisine ait olduğu kesin değildir. gıyabında da yazılmış olması mümkündür. ayrıca öğretilerinin de, bölge halkı ve isyancılar tarafından bilerek veya bilmeden çarpıtılmış olma ihtimali de söz konusudur.
ama her ihtimalde de şeyh bedreddin, zamanın toplumuna aykırı fikirleri ve alimliğiyle nam salmış, önemli bir düşünür olarak çıkar karşımıza. ve eğer hakkında anlatılanlar doğruysa, dinin çok açık gerekliliklerini inkar etmek pahasına dini materyalist bir zemine indirmek için uğraşmış, benzer bir materyalist algıyla da eşitlikçi ve paylaşımcı bir toplum düzeni fikrini atmış olabilir.