bir inşaat mühendisi olarak olayı çok basite indirgeyerek bir çözümleme yapayım;
şimdi bir ülke ihtiyacından fazla altyapı yatırımı yapıyorsa o ülkenin ekonomisi bir yere bağımlı demektir. en başından beri çevremdeki herkese anlatmaya çalışıyorum, karayolları, demiryolları, havaalanları vs. yatırımlar bizim için (inşaat,proje sektöründe çalışanları kastediyorum) çok güzel. iyi paralar kazanıyoruz, işsiz kalmıyoruz falan ama içten içe hepimiz biliyoruz ki bu yatırımlar gereksiz. şimdi akp destekçileri marmarayı, yeni havaalanını, kmo'yu dış ve iç mihraklar çekemiyor falan diyorlar ama işin iç yüzü kesinlikle o şekilde değil. o yatırımlar bir kaç inşaat şirketini, çalışanlarını zengin eder ya da düzenli maaş almalarını sağlar ama ne pahasına? dünya bankasından değilde, iran üzerinden gelen parayla bunu yapabilirsin pekala ama gerçekten ihtiyacımız olan bu mudur? insanlar haklı olarak verdikleri vergiyle kendilerine hizmet edilmesini ister ama hayatında belki hiç uçağa binmemiş, binemeyecek insan için 25 milyar $ lık havaalanı, kapısının önünden bile geçemeyeceği süper lüks siteler ne ifade eder? açıkça söyleyeyim ben belediyecilik zihniyetiyle ülke yönetilmez. zaten sayın başbakanın her fırsatta faiz lobisini suçlaması bunun en basit göstergesi. bir düşünelim, üretimi olmayan ve o yönde herhangi bir yatırım yapmayan, tüm ekonomisi ithalat ve sıcak para akışı üzerine kurmuş bir ekonominin en büyük dayanağı ne olur? tabi ki faiz lobisi... Buradan çıkan sonuç bana göre şudur, biz sırtımızı her zamankinden farklı bir faiz lobisine dayamışız, ötekiler rahatsız. bunun bize yansıması ne, rekor kıran dolar ya da rekor kıran faiz oranları. elinizi vicdanınıza koyun, faiz lobisi suçlu, paralel devlet suçlu, muhalefet zaten suçlu peki yanlış politika izleyenlerin hiç mi suçu yok?
he bi de unutmadan, bunu öğretmen maaşlarına bağlayacak kafaya ulaşmak için kullanmak gerekiyor bir söyleyiverin be gülüm...