akp cemaatin oylarla oynayacağını düşündüğü için yskdan korkma durumu.
Yeni Şafak gazetesi yazarı Cem Küçük, YSK'da
cemaat ağırlığının olduğunu ima ederek
Cemaat'in kaos çıkarmak için seçim sonuçlarıyla
oynamayı planladığını söyledi. "Şimdiki yeni
planları yerel seçimlerde kritik ya da başa baş
geçecek muhtemel yerlerde AK Parti aleyhine karar çıkartmak." diyen Küçük "Yüksek Seçim
Kurulu (YSK) en büyük kozları olacak gibi
görünüyor." diye yazdı. Yazısında "YSK'nın
iradesini sakatlayan bir yapı var. Ve bu yapı asla
meşru olamaz. YSK üyelerini kimler seçti herkesin
malumu" ifadelerini kullanan Cem Küçük, YSK
bilgisayar sistemlerini kimlerin kontrol ettiği
sorusunun da çok önemli olduğunu söyledi. Cem
Küçük'ün yazısının ilgili bölümü şöyle: (...) Osman
Can 14 Ocak'ta Akşam gazetesinde ne yazmıştı bir okuyalım: 'Ahlak dışı bir yöntemle ele
geçirilen HSYK üzerinden, yine Yargıtay, Danıştay
ve hatta Yüksek Seçim Kurulu'nun iradesini
sakatlayan bir yapının varlığı meşru olmaz.
Olmadığına göre, sadece meşru sahiplerinin
sığınabileceği temel hukuk kaidelerine müracaatları da meşru değildir. Latincede meşhur bir söz vardır: 'nemo auditur
turpitudinem suam allegans'. Yani kendi
ahlaksızlığına dayanarak hak iddia edenin iddiası
dinlenmez! Bu yüzden bu derin yapı ve
müttefiklerinin 'yargı bağımsızlığı', 'erkler
ayrılığı', 'hukukun üstünlüğü' ihlal ediliyor şeklindeki feveranlarını ciddiye alacak halimiz
yok. işin doğrusu esas mesele yargı da değil. Esas
mesele, yargı dâhil olmak üzere, halka ait
kılınamayan, halkın katılımına, denetimine tabi
kılınamayan, dolayısıyla sürekli karanlık
operasyonlara açık anayasal düzen... Buna mahkûm muyuz?' Osman Can'ın ifade ettiği gibi YSK'nın iradesini
sakatlayan bir yapı var. Ve bu yapı asla meşru
olamaz. YSK üyelerini kimler seçti herkesin
malumu. YSK bilgisayar sistemlerini kimler kontrol
ediyor sorusu da çok önemli. Şöyle düşünün: Bir il
ya da ilçede bazı sonuçlar kafa kafaya geldi. Oyların sayımında hile yapıldığı iddia edildi.
insanların sokaklara çıkıp hile yapıldığını
söyleyerek feveran edecektir. Tıpkı Gezi
kalkışmasında olduğu gibi sokaklar yine terörize
edilecek, böylece seçimlerde son sözü YSK'nın
söylenmesi istenecektir. Öte yandan AK Parti'nin seçimlerde hile yaptığı hemen dillendirilecektir. Bununla geçmişteki seçim sonuçları da hemen
sorgulanmaya başlayacaktır. Burada hemen akla
gelmesi gereken kimlerin YSK üyesi olduğudur.
YSK üyelerinin altısı Yargıtay, beşi Danıştay Genel
Kurulları'nca kendi üyeleri arasından üye
tamsayılarının salt çoğunluğunun gizli oyu ile seçilir. Bu üyeler salt çoğunluk ve gizli oyla
aralarından bir başkan ve bir başkanvekili
seçerler. Peki YSK'nın görev ve yetkileri nelerdir? YSK'nın görev ve yetkiler bölümünde 7. Madde
şöyle: il seçim kurullarınca, oy verme günü
işlemleri hakkında verilmiş olan kararlara karşı
yapılan itirazları derhal inceleyip kesin karara
bağlamak. 8. Madde. il seçim kurullarınca
düzenlenen tutanaklara karşı yapılan itirazları inceleyip kesin karara bağlamak. 9. Madde
Seçimlerden sonra, kendisine süresi içinde
yapılan, seçimin sonucuna müessir olacak ve o
çevre seçiminin veya seçilenlerden bir veya
birkaçının tutanağının iptalini gerektirecek
mahiyette itirazları, altkurullara yapılan itirazların silsilesine ve sürelerine uygunluğunu
araştırmaksızın inceleyip kesin karara bağlamak.
Yani ortaya çıkacak bir pürüzde son sözü
söyleyecek mercii YSK. Elbette Yüksek Seçim Kurulu kanunların kendisine
verdiği yetkiyi en iyi şekilde kullanacaktır.
Bundan kimsenin şüphesi yok. Ama HSYK
hakkındaki sıkıntılar herkesin malumu. Hükümet
de HSYK yapısını değiştirecek kanun üzerinde
çalışmalarını hala sürdürüyor. Osman Can'ın ifade ettiği gibi sakat yapılar bazen sıkıntı doğurur.
Türkiye Cumhuriyeti devletinin mücadele ettiği
paralel yapının eli ne yazık ki her yerde var. Çok iyi organize olmuş bir yapıyla karşı
karşıyayız. Bu yapı seçimleri etkilemek ya da
ihtilaflı alanlarda devreye girip hükümeti zor
durumda bırakacak her adımı atabilir. Dikkatli
olmakta fayda var. Bu yapı seçim sonuçları
üzerinden meşruiyet krizi çıkarabilir. AK Parti ve Erdoğan aleyhine olacak her plana sıcak bakar.
Zaten sosyal medyada bu yapıya yakın
yazarlardan bazıları açıkça AK Parti'nin
kapatılması gerektiğini yazdılar. Başkaları da HSYK
kanun teklifi Meclis'ten geçerse o Meclis'in
meşruiyeti kalmaz diyebildiler. Bu laflar durduk yere edilmiyor. Paralel yapının konuştuğu bu
ihtimaller medyadaki adamları tarafından
söyleniyorsa bunları ciddiye almak