adını siz koyun

entry12 galeri
    8.
  1. ***Bölüm 6

    Anıl: +
    Kız: -
    Onur: ^
    Melis: ~
    Gizem: *

    Evet evet bu oydu Allah’ım o ana bir kez daha yaşamaya kalbim dayanır mı bilmiyorum. Nasıl da güzeldi kırmızı kırmızı kabanıyla Allah’ım sana geliyorum diye nidalar atıyordum içimden. Bir ara içimdeki nidaların yankıları dışarıya “offffffhghhfhff” olarak çıkmış olacak ki Gizem kıza bakarak içimden gelen bu yankıya gülümsedi. Mal gibi kapıda kalmıştım ki;
    ~Ya kapıda kaldınız sizde ne bakışıyorsunuz öyle girseniz ya?
    -Hadi canım kızlar şaka mı yapıyorsunuz ya?
    ~Ne oldu canım?
    -Bunun ne işi var burada ya?
    ~Hee, tanıştırmadık tabii evde erkek olunca yanlış anladın. Bu karşı komşumuz Anıl, senin odanın prizler de falan ufak tefek sorun vardı da elektrikçiye para vereceğine Anıl’a hallettirdim 2 dakikaya.
    *Gençler bir salona geçelim de konuşun kapı eşiği konuşmak için pek iyi bir yer değil bence.
    +Ben de geçeyim artık. Meliscim bir sorun olursa çalarsın kapımı sıkıntı yapmanıza gerek yok.
    ~Dur ya çay demledim otururuz o kadar yardım ettin bırakır mıyım seni öyle hemen.
    *Aynen olm nereye gidiyon lan 2 muhabbet ederiz.

    +Ben geçsem daha iyi olur arkadaşınız pek memnun kalmadı da zaten.
    -Saçmalama ya oturacaksan otur.

    Kapı eşiğinde 5 6 8 10 12 dakika civarında bir muhabbet oluştuktan sonra Melis’in yoğun istekleri üzerine salona geçtik. Oturuyoruz ama ölüm sessizliği var he bi de ara da Gizem kızla ufak tefek muhabbet ediyor. Kız diyorum düşünün artık o kadar şey oldu kızın adını bilmiyorum. Neyse çaylar geldi falan o sırada Melis kızla aramızda sadece kapıdaki anla sınırlı kalmayan bir muhabbetimiz olduğunu anlamış olacak ki “Siz tanışıyor musunuz ya?” diye sordu.

    +Şey… biz mi?
    -Sayılır.
    ~Hadi yaa nasıl oldu o iş.
    -Anlatırım bir ara şimdi değmez.
    +(kısık ve sıkıntılı) Değmez he.

    dedikten sonra salonda yine sessizlik oldu. Çayları içerken gelen hüüüüp sesi sessizliğimizi bozan tek ses sayılabilirdi. Kapının çalması üzerine sessizlik bozuldu. Kapıya gelen tabii ki Onur’du. Denyo yine unutmuş anahtarını. Melis kapıyı açtıktan sonra bana seslendi, salondakilere iyi günler diledikten sonra eve geçmek üzere ayaklandım baktım ki Melis Onur’u da içeri buyur etmiş. Tekrar oturduk. Onur da ağır piç fırsatı kaçırır mı Gizemle biz olsak da oturup çay içme fırsatı yakalamıştı.
    Vakit oturduğumuz yerde sonradan açılan yavaş gelişip sonradan hız kazanan arkadaş ortamındaki klasik muhabbetlere karşı koyamamıştı ve hızla geçiyordu. Çok oturduğumuzu fark ettim ve Onur’u dürttüm denyo Gizem’e öyle dalmış ki “hadi amk ibnesi kalk gidicez.” dediğimi anlamamak için elinden geleni yapıyordu ama nihayetinde kaldırdım ve eve geçtik. Ufaktan notları okuyoruz malum okulu boşlamamak lazım. O sırada aramızda inceden muhabbet açıldı.

    +Ulan Onur bugün daldın hemen içeri kaçırmıyorsun Gizemle muhabbeti.
    ^Yaa amk ne alakası var lan geldik işte beleşten çay içtik.
    +Yav he he.
    ^Beni siktir et de sen asıl şu yeni ev arkadaşlarına mal mal bakıyordun. Muhabbetlerden de uzak kaldın. Derin derin bakıyordum valla gördüm amk.
    +Sorma amk ya bugün başıma gelenleri.
    ^Sordum bir kere anlat lan.
    +Bla bla bla bla…
    ^Vay amk ne gün yaşamışsın bilader. Beni kaldırmadan gidersen okula cenabetmişsin gibi geçer günün işte.
    +Sorma amk abdestsiz olsam bu kadar şey gelmez başıma.
    ^O değilde şimdi kapı çalsa kız gelse…

    ….DiN DAN DOOON…

    +Yok artık olamaz olm imkansız yok yok hayır valla olmaz lan.
    ^Ben açayım o zaman.
    +Yok yok ben açarım.

    Kapıya “lütfen o kız olsun o olmazsa melis ya da gizem olsun bişey için çağırsınlar gün bitmeden bir kez daha göreyim Allah’ım” diye dua ederek gidiyordum. Kapıya yaklaştım ve son kez içimden “Allah’ım lütfen yarabbim.” diyerek kapıyı açtım.
    0 ...