turgut uyar

entry1193 galeri video7 ses1
    31.
  1. nazım hikmet hakkında:

    BÜYÜK GURBETÇi

    Senin adın bir deftere yazıldı
    Eskimez bir mavi deftere
    Adın
    Yazıldı

    Erenköyünde bir bahar eskir
    Savrulur ve eskir sürekavları
    Kuzey yarımkürenin çok koyu mavi bir gecesinde
    Aşkı Türkçe kavramanın sağlamlığı başlayınca
    Bir öğrenci yatakhanesinde
    Uzak asyalı bir başka öğrenciyle çatışınca
    Bir sürü ıvır zıvır ve ekimler
    Bir kahramanlık sandığımız kendimizi
    Eskir ucuz ormanlarda yürek avları
    Ve eski anaların belbağladığı hekimler
    Eskimez senin gurbetçiliğin
    Yanar, tüter, dağılır
    Ve ince bir duman eskir bir kalın duman adına

    Gurbet bir yazgıdır ulusuna
    Güneşe çıkmak gibi, alınteri bilinir
    Gurbet bilinir, bir duyarlıktır, bir meslektir

    Sen herhalde en iyi bilirdin bayramları
    Paşalarla, yalılarla uzlaştırılan
    Kısa kış akşamlarını, uzun yaz akşamlarını
    Kayalar, kayalar ve sahipsiz dağlar adına
    Bir türkü gibi öfkede söylenen
    Issız hanlar, bilgece susmalar, bakımsız bağlar adına
    Puslu ve telaşlı garlardan kaçırdığın
    Bir pençeden, bir katılıktan kayırdığın
    Her ülkede söylenen bir türkü gibi
    Aklığın, eskimez bir kış güzelliğinde
    Sıcak evler, karlı yollar, bağlılıklar adına
    Bir zorbalığa direnmek adına
    Anlaşılmazsa
    Söğütler yeşermez, balıklar bırakmaz döllerini

    Ellerin bir gezinmedir uykularda
    Kimine korkudur, ısınmak kimine

    Eskimez bir kış güzelliğinde
    Kuzey yarımkürenin çok koyu mavi bir gecesinde
    Büyük bir alanda, küçük bir cezaevinde
    Ve çok yabancı dilden iki istasyon-arası biletinle
    Biliyorum nasıl yaşadığını senin Türkçe yokken
    Mahzun ve yaşamaklı - eskimez elbet -
    Ülkeni dirençle yaşamak, ülken olmayınca sözlüğünde

    Sen bir ağlayış gibisin neden
    Bir çocukluğu sürüklüyorsun kanında
    Bir güvercin gibi parlar şaşkınlığın
    Ölüme yakınlığında bir köylünün, uyumasında
    Gök durur ve boncuklar durur pazarlarda
    Iğdır'da, Orta Anadolu tarlalarında
    Akşam oldu muydu gaz lambası yakılır
    Nerde olursa olsun artık. Coğrafyada
    Sürekli bir gurbet vardır.

    Eskimezsin bir mayıs serpintisi gibi
    Bir mayıs serpintisi ki sağlıklı
    Ağustos günlerini hazırlayan. Güllerini
    Sürer gurbetçiliğin.
    Halksız bir yazarın acısını taşıyan
    Kalebent bir şehzade gibi mahzun
    Börklüce gibi sabırsız haklılığında

    Öyle bir şey
    Biraz uzak, biraz çıplak, ve yayan.
    1 ...