ne muhalefetteyken, ne de iktidardayken biten mağduriyettir.
"siz"li, "biz"li ayrımlara bayılır.
"bizim"... önümüzü kestiler, bacımızı tekmelediler, evlatlarımızı yurt dışında okumaya mecbur ettiler, darbeyle karşımıza çıktılar vb üfürükten tayyare, bol keseden atılan söylemlerin birleşim kümesidir.
ve asla bitmez! haksızken, hırsızken, hukuksuzken, yolsuzken, çalarken, çırparken, döverken, öldürürken, kul hakkı yerken, anayasayı ve anayasal hakları çatır çatır çiğneyip "sivil darbe"ye teşebbüs ederken bile "o" mağdurdur hep.
bir de son dönemlerde görünmeyen, bilinmeyen, tanımlanamayan, gizli bir düşman ile pekiştirilir bu mağduriyet. örneğin "faiz lobisi, dış güçler, paralel devlet, gizli mihraklar..."
başta tayyip erdoğan olmak üzere herkes bu gibi hayal ürünü lobilerin, mihrakların olmadığını bilir. bilir ama başbakan sıfatlı birinin tv'leri kanal kanal gezip halk üzerinde "ya varsa" histerisi yaratmasına kimse engel olamaz.