13.
-
türkülerin derleyeni, toplayanı, anadolu'nun eşsiz sesi...
çamlığın başında bir ince duman
gördükçe ağlardı gözü nida'nın
ziya'yı vurmuşlar yol ortasında
nasıl dayanırdı özü nida'nın
baba oldu türkülerin merdine
acı çekti bir sürmeli derdine
şikayet etmedi bir gün virdine
ilkbahardı kışı yazı nida'nın
bir gün kırşehir'de, bir gün banaz'da
adım adım gezdi baharda yazda
bizi üşütmedi karda ayazda
yandıkça büyüdü közü nida'nın
türküler nida'sız onulmaz hasta
halaylar üzgündür, bozlaklar yasta
ankara'da, kayseri'de, sivas'ta
hürmetle edilir sözü nida'nın
yeni kalem ile yazı yazardı
aslı akdağlıydı, gurbet gezerdi
türküleri duruşundan sezerdi
görünce ışırdı yüzü nida'nın
bir ömür adadı, samaha bara
sadamızı yaydı dört bir diyara
türküler uğruna düştü nara
çıra oldu yandı özü nida'nın
bu ses nerden gelir, kimdir bilinmez
alır gider bizi, gayrı gelinmez
yüz asır geçse de yine silinmez
bozok yaylası'ndan izi nida'nın