Diyanet işleri:
Andolsun, onları, bir bilgi üzerine (dönemlerinde) âlemlere üstün kıldık. (duhan/32)
ilgili ayette geçen sözler;
ve lekad : ve andolsun
ihternâ-hum : onları seçtik, üstün kıldık
alâ ilmin : ilim üzere
alâ el âlemîne : âlemlerin üzerine, âlemlere
ilgili ayette israiloğullarının firavunun elinden allah'ın gönderdiği elçi olan hz.musa aracılığı ile kurtarılışının ve firavunun son anda tövbe etmesi, tövbenin azab göründüğü anda artık geçerli olmadığının, tüm insanlığa ibret olması için firavunun bedeninin saklandığını (korunduğunu) kısaca israiloğullarının firavunun elinden allah'ın yardımı ile kurtarılışının anlatıldığı, israiloğlullarına allah tarafından "ilim" verdiği, verilen bu ilmin üstün bilgiler, ilahi bilgiler içermesi ve israiloğullarınında bu ilme (bilgiye) vakıf olmaları anlatılmaktadır.
"firavun döneminde geçen ve israiloğullarının imtihanını anlatmaktadır."
"biz israiloğullarını bir bilgi ile (ilim) o denemde yaşayan insanların hepsine üstün kıldık"
bunu şöyle anlıyoruz; allah tarafından ilahi bilgi olarak, tevrat bilgisi verilmişti ve bu nedenden dolayı biz yer yüzünün iktidarını onlara devrettik. "demekki iktidara ulaşmanın yeryüzüne egemen olmanın yolu vahiy bilgisinden geçiyormuş".
fakat o ilahi kaynağa (tevrat) insan müdahalesi olduğu an, o kitabın artık inanılacak bir yanı kalmamıştır. insan müdahalesi olmuş ve ilahi vasfı ortadan kalkmıştır. insanlar tarafından allah'ın ayetlerinin içi boşaltılıp, yerine kendi nefis ve şeytanlıklarını süsleyen cümleler eklemişlerdir. müslümanların din eğitimi almamaları kur'an'ı öğrenmemeleri için sürekli savaş halindedirler. oysa yahudi çocuklarının çok küçük yaşta zehirli cümleler ile uzun süre dini eğitime tabi tutarlar ;
Talmud'un Hoşem hamişpat, Yoreh deah, Sultan Arah kısımlarında geçen sözler;
- Yahudi olmayan kimselerin kanını akıtmak Allaha kurban takdim etmektir,
- Yahudilik maksat ve gayesi için işlenen bütün günahlar, gizli olmak şartı ile mubahtır
- Yalnız Yahudi olanlara insan gözü ile bakılır. Yahudi olmayanlar birer hayvandır
- Allah dünyanın bütün servetini sadece Yahudilere tahsis etmiştir
- Hırsızlık etmeyiniz emri sadece Yahudiler içindir. Diğer milletlerin canları ve malları helaldir
- Yahudi olmayanların ırzı, namusu helaldir. Zina etmeyeceksin emri Yahudiler içindir
- Yahudi olmayanın, malını çalan ve işini elinden alan bir Yahudi, iyi bir iş yapmıştır
- Emirlerimizi, Yahudi olmayan birine haber vermek, bütün Yahudileri katledilmeleri için ihbar etmekle aynıdır. Yahudi olmayanlar, kendileri için öğrettiğimiz şeylerden malumat sahibi olunca bizi sürgün ederler
- Ziraatten daha aşağı bir iş yoktur, gibi cümleler vardır.
bu ve bunun gibi bilgilerle büyüyen yahudi çocuğunun, yetişkin bir insan olduğunda kendisinden (yahudi olmayan) insanlara nasıl baktığı, yukarıdaki bozuk tevrat sözlerinden gayet açık anlaşılmaktadır. kendisinden başka hiç kimseye yaşama hakkı tanımayan, kendisinden başka hiç kimseye yer, yurt, vatan hakkı tanımayan, kendisinden olmayan herkesi birer "böcek" miş gibi gören bir anlayış, bu sırtlan anlayışı nasıl olurda hala üstün ırk olduğunu ve seçilmiş olduğunu, inkar ettiği ve inanmadığı kur'an dan ayet getirmeye çalışarak kendine paye edinme derdine düşmüştür.
hilafet ellerinden gitmiş, imamet müslümanlara geçmiş, liderlik müslümanalara geçmiş, kıble müslümanlara geçmiş, hala eski günlerini hatırlayarak diyorlar ki;
"yer yüzünün en üstün toplumu biziz",
"yer yüzünün en üstün ırkı biziz"
"tüm dünya kadınları bize helaldir"
"tüm dünya insanının kanı bize helaldir"
çünkü allah bizi çok üstün yaratmıştır, dünyanın en efendi toplumu biziz.
sonuç olarak, firavun döneminde, allah tarafından israiloğllarının hidayete ermesi için ve kurtulması için kendilerine çeki/düzen vermeleri için tevrat bilgisi, tevrat ilmi verilmiş, verilen bu ilimle o dönemde diğer milletlere ve kavimlere göre israiloğulları üstün hale getirilmiştir. Fakat bu duruma kendini fazla kaptıran bu kavim, ardından ilahi emirleri, allah'ın tevrat'da hak olarak gönderdiği vahiy'i bozup, insan kelamı yerleştirmiş ve kitabın dolayısı ile "üstünlüğün" hükmü kalmamıştır.
şu anda hükmü dünya hayatı son buluncaya kadar devam edecek olan kur'an-ı kerim'in hükmü sürmektedir. en üstün millet kurtuluşa eren millettir. kim kurtuluşa ermiştir? inananlar! kime inananlar? allah ve resulune.