kişiler: double cross'un arkadaşı (dca), double cross'un arkadaşının babası (b).
yer: saroz
sene: yaklaşık 10 sene öncesi, muhtemelen 96-97 ya da 98.
dca, sonunda yazlığa gitmiş olmanın verdiği coşkunlukla tüm yazlık arkadaşlarını toplar. sabahtan akşama kadar hayvanlar gibi maç yaparlar, üstüne de "terledik be yau" nidalarıyla denize girerler. kimsenin üzerinde 5 kuruş para yoktur. E tabii litrelerce su kaybeden, üstüne de tuzlu suyu yiyen bünye bir güzel kurur.
saat akşam 8 olur, ergen bünyeler suuu! serzenişleri ile evlere dağılırlar. doğal olarak dca da evine gider. yazlığın Kapısını çalar, kimse açmaz. Bir daha çalar yine kimse açmaz. evde tek kişinin bulunduğunu onun da tuvalette olduğunu, ya da evdekilerin uyuduğunu düşünen gencimiz 5 dakika bekler, Yanına anahtar almadığına küfrederek tekrar kapıyı çalar, yine ses seda çıkmaz.
susuzluktan yarı delirmiş dca bir an durur. Ardından tekme atmak suretiyle kapıyı kırar. mutfağa girer, kana kana su içer. Ancak bedensel ihtiyaçlarını gidermiş bünyeyi büyük bir göt korkusu beklemektedir. Elbet gezmeye giden aile eve gelecektir.
dca, o an için kendisine oldukça mantıklı gelen bir yalan hazırlar.
b: (anne ile eve gelmiş, kırık kapıyla karşılaşmıştır): eve hırsız girmiş!
dca: yok, ben kırdım..
b: niye kırdın oğlum kapıyı?
dca: ses gelmedi, gazdan zehirlendiniz zannettim, kırdım.