bu güne kadar "ulan böyle bir senaryo bu ülkeden nasıl çıkar" diyordum.
artık "bi siktir git çay koy hasan abi" diyorum. hatta püskevit de al. yeriz beraber.
daha ilk bölümde "lan şimdi bu özlemle falko sevgili çıkmasın bir de" diyordum. sonradan "yok lan değildir" demeye başladım. bu kadar basit değildir dedim. ama ı ıh.
baya da bir kafa yordum. yazık oldu kafama.
ikinci ya da üçüncü bölüm yanlış hatırlamıyorsam. falko'nun parmak keserken gerçek sesi çıktı meydana. kemal sesi tekrar tekrar dinledi. "ben bu sesi tanıyorum bir yerden" dedi. özlem de yanındaydı ama oralı bile olmadı.
lan senin eski sevgilin. sen hatırlamıyorsun elin adamı hatırlıyor nasıl iş bu?
ayrıca o son bölümde telefon olayı çok saçmaydı.
lan hadi adamın annesi saf, yiyor bu numarayı. o kız nasıl yiyor lan?
o kadar cinai işler peşinde koşuyor bir de.
şimdi ben kendimi koyuyorum oraya. bırak beni, zihinsel bir özürü olmayan herhangi birisi "lan bu adam ne ayak?" diye sorar.
böyle bir saçmalık akasya durağı'nda bile yok.
zaten sinyalleri almıştım.
artık çok da fazla umudum kalmadı. ama yine de öyle yoklukta falan izleyeceğim.