bazı cehaletler vardır; boşluğun, hiçliğin bilmemenin sonucunda ortaya çıkar. mesela geometri konusunda hiç bilgisi olmayan birisi geometrinin cahilidir. bu bir eksiklik ama yerine gelir, ikame edilebilir. yani geometri açısından ''boş'' olan insanın cehaletidir bu. ama makuldür.
kimi cehaletler ise (en tehlikelisi de budur) planlanmış, modernize edilmiş, belli bir fikir kalıbı etrafında şekillendirilmiş şekilde hüküm sürer. ama içi doludur. yani bir ağırlığı vardır amam koftur. kısaca buna ''sistemli cehalet'' diyebiliriz.
işte bekir coşkun'un tam tanımı da budur, kendisi sistemli bir cehalet örneğidir.