--spoiler--
haluk bilginer ve özgü namal'ın cafedeki ilk buluşmalarının geçtiği sahnede haluk'un ağzından kan geliyor, içini hiç gocunmadan masaya döküyor. özgü namal da karşısında dayanamıyor ve o da masaya kusuyor, hiç sakınmadan içini tümüyle masaya akıtıyor. her şey tüm temizliğiyle o masada ve kenarda tüm duyguları, tüm temizliğiyle iki insan. derin bir sessizlik oluyor masada zira musa(haluk bilginer) öleceğini ilk o anda söylüyor kendine yakıştıramadığı ölümün basamaklarında hızla ilerlediğini, henüz kendine itiraf edemezken funda'ya (özgü namal) itiraf ediyor yine o masada. her şey bir bir masaya dökülüyor, her şey bir bir konuşuluyor, konuşulmasa da her şey bir bir anlaşılıyor o masada.
musa'nın kızının camdan düştüğü ve tam o sırada musa'nın torununa söz verdiği sahne. "hep birlikte pikniğe gideceğiz ve annen iyileşecek kızım" derken küçük kızın annesinin ölümüne şahit oluşu. zaman herkes için aynı akmıyor. bir bakmışsın 9 yaşında girmişsin yatağa, uyandığında 79'sun. sadece bir sahne, sadece bir kesit hayatındaki seni saniyenin onda biri kadar sürede büyütebiliyor. işte musa'nın torunu ecenin çocukluğunun yittiği andı annesinin ölümüne o yüce dedesinin dahi engel olamadığı sahne.
filmin genelinde mafya siyah giyinmişti ama mafyanın ele başı beyaz takım elbiseliydi, polis ise beyaz takım elbiseliydi ama ele başı musa ise siyah takım elbise giymişti. filmde bize iyi ile kötünün birbiri içinde harmanlandığını, hayatta aslında iyi ve kötü diye bir şeyin olmadığını bu ayrımı yapamayacağımızı vurguluyordu. bir gün siyah olan öteki gün beyaz olabilir yahut beyazın ardı bir başkasına göre siyahtır. bunları bilemeyeceğimiz gibi iyi ve kötü için nesnel yargılar belirleyemeyiz.
"intihar gibi bir eylemi kutsallaştırmak için yapılan basit ritüellerdendir en sevilen kıyafeti giyerek ölüme yürümek"
son sahnede musa en sevdiğini giydi üzerine, polis üniformasını. saatli bomba ile süsledi çok sevdiği takımını. yürüdü sevdiğine, yürüdü yaşanmışlıklarını, ailesini ardında bırakarak.. evinin bir duvarında asılı olan kocaman "sonbahar" temalı tabloya inat dökümden çok güneşli günler umarak yürüdü musa.