25. kasim 2013 tarihinde yayinlanan 10. bölümünde iki kez aglatmistir. anne-ogul kavusmasi ve tabi ki fahri'nin ölümü. icim parcalandi resmen. falko'nun cocuklugunu hatirlayip kardesinin ismini vermeside, duygusallik derecesini bayagi arttirdi.
bu senarist ne gaddar ne zalim biri cikti, hit ugruna o cocuk öldürülür mü. ilk bölümden beri dizide olan yan karakterleri öldürmekte neyin nesi.
hic kimse leyla'nin abisinin karisinin ölümüne üzüldü mü?
üzülmez tabi, seyirci onunla hic ama hic bag kurmamisti; dört gözlü parmak diken cerrahin vurulmasinada kimse sesini cikarmadi.
ama fahri'yi öldürmek hic ama hic olmadi be.
bana göre türk tarihinin gelmis gecmis en iyi dizsidir, insallah kaldirilmaz.
yurt disina bir bakalim, özellikle amerikay'a bu tür polisiye dizileri nasil ortaligi silip süpürüyor, (adamlarin süper isler yapmasi yani sira)
ordaki insanlar bu tür yapimlarin degerini biliyor cünkü.
bizim gibi zengin kiz fakir oglan dizileriyle yillardir avutulmuyor. mutesem halvet/rezaleti gibi dizilere pirim vermiyor.
inanilmaz derecede heyecanli bir dizi, insan neyin altinan ne cikacagini zor tahmin ediyor. özellikle cocugu kaciranin "patronun" kim oldugunu henüz bilmiyoruz. sürekli tahminler yürütülüyor. ilk murat dedik, özlem dedik, kemal'in babasi dedik, cart dedik, curt dedik...
son bölüm itibariylede kizil ve gözlüklü avukat yeni hedefimiz oldu, ama bence oda degildir.
bakicaz artik kim cikacak.
11. bölüm fragmanida cok fena be, ne demek lan "birini sec".
hadi hayirlisi bakalim.