günümüz hindistan'ından bizlere uzanan samimi bir peri masalı. ülkemizdeki gecekondu mahallelerinden çok daha kötü gecekondu mahallelerinde yetişen jamal, salim ve latika'nın öyküsü.. ülkemizde de yayınlanan dünya çapındaki bir yarışmanın hindistan versiyonunda sorulan her soruda geçmişinden yardım alarak ilerleyen jamal, modern bir imkansızın gerçekleşmesi öyküsünün baş mimarı ve merkezi.
eğitim kurumundan olmasa da hayat okulundan mezun olan jamal, kendi ortamından gelen bir çok çocuk/genç gibi girip çıkmadığı iş bırakmıyor. hayatın garip bir cilvesi onu ünlü yarışmanın yarışmacı koltuğuna sürüklüyor ama daha da garibi, kendisinin ve hiç kimsenin anlayamadığı bir şekilde 20 milyon rupi sınırına dayanması. bana filmde ilginç gelen nokta, jamal ve salim'in bir cinayet yüzünden ayrılan yollarıydı. şiddet, güç, çok para ve tatlı hayatı tercih eden salim'e karşın son derece sınırlı bir paraya, "namus"lu bir hayatın içinde kalmayı tercih eden jamal bu tercihinin karşılığını filmin sonunda hem paraya hem kadınına kavuşarak alıyor, salim ise para dolu bir küvette kendini vurarak..
filmin diğer bir ilginç tipi ise, kendi de varoşlardan yetişip gelmiş program sunucusu prem kumar'dı. kendisinin başardığını bir başkasının başarmasını hazmedemeyen, jamal'i polise tutuklattıran, tuvalet aynasına yanlış cevabı yazan gene de bü rüyaya engel olamıyor. jamal saf kalbiyle, iyi niyetiyle ve dürüstlüğüyle 20 milyon rupinin değil, esasen hiç bir para biriminin ölçemediği bir zenginliğin sahibi.
hayatta bize hedef diye kakalanan para, başarı, şöhret vb. kavramların bir varoş çocuğunun eliyle sıfırlanmasını izlemekten daha zevkli bir şey olmaz. slumdog millionaire bunun için izlenmeli.. bütün bir hayata, bütün bir yarışmaya, o programın adi sunucusuna, mafya babasına, silaha ve her türlü olumsuz unsura karşı koymak için o yarışmaya çıkan bir cesur yüreğin, bir dev insanın hayatına şahit olmak için izlenmeli.