Vedat Türkali romanıdır. Romanın ana ekseninde neredeyse seksenine gelmiş Noktor Nahit ve genç Esme'nin yaşadığı birliktelik vardır. Doktor geçmişini sorgularken Esme de onun göremediklerinin, bugüne kadar belki de önemsemediklerinin ipuçlarını verir. Esme'deki özgürlük duygusu, kalıplaşmış düşüncelere karşı olma gibi özellikler yazar tarafından kadın karaktere yüklenerek konu çekici kılınmıştır. Doktorun hayatı boyunca karşılaşamadığı kadındır Esme. Bu yüzden idealdir. Ancak böylesine uç bir ilişki romanın inandırıcılığını da zedeler. ilginçlikle inandırıcılık iki ayrı kutup gibidir.
Romanın anlatımında da bazı rahatsız edici şeyler var. Vedat Türkali, basit bir yaşamsal hareketi bile yazmış. Zamanlar arası geçişler yok. Doktor taksiye binecekse taksideki durumu da anlatılıyor ki gerek yok. Bunlar okurda bıkkınlık yaratabiliyor. Bir diğer sorun da iç monolog tekniğinin aşırı derecede kullanılıyor olması. Vedat Türkali'de bu hep vardır gerçi; ancak "Kayıp romanlar"da hat safhaya çıkıyor. Her şeye rağmen okunası bir romandır. Konusu ilginçtir ne de olsa.