"Herkes mi yalnız olur hocu? Ne zor işmiş bu arada kalan nesil olmak. Acıyorum kendime ve tüm nesildaşlarıma. Doğudan batıya geçişin, arada kalmışlığın simgesi, globalleşmenin yetimleriyiz biz.
Çocukken Bizimkiler izleyerek büyümüş nesiliz, ama aynı zamanda Nip tuck'a da yetiştik.
Çocukken saklambaç oynamış nesiliz biz, ama Warcraft'a da yetiştik.
Çocukken ev telefonu kullanmış nesiliz biz, ama cep telefonuna da yetiştik.
insanlarla cafelerde barlarda tanışıp sosyalleşen nesildik biz, ama internet'e de yetiştik.
Gençken fotokopi fanzinlere öyküler yazan nesildik biz, ama sözlüklere de yetiştik.
Ve bu, bizim lanetimiz oldu. Arada kaldık. Ölene kadar bunu taşıyacağız üzerimizde.
Bizden önceki nesil, ablalarımız, abilerimiz, Esra, Pırıl, bizimkiler izledi sadece. Üniversitelerini bitirdiler, evlendiler, çocuk yaptılar. Düz ama huzurlu bir hayat yaşadılar.
Bizden sonraki nesil, bizimkileri hiç izlemedi. Nip tuck'la büyüdü. Aile kurmayı düşünmüyor. Stüdyo evlerinde, kendileriyle barışık yaşayacaklar. Zira onlar kendilerinden iki nesil önceki değer yargılarını bilmiyorlar. Mutlular internetleri, stüdyo evleri ve modern hayatlarıyla.
Peki ya biz neyiz? Biz ne yapacağız? Biz iki neslin özelliklerini de taşıyoruz. Ablalarımızın ev hayatı sıkıcı, kardeşlerimizin çılgın hayatı dejenere geliyor bize. Peki biz ne yapalım? Öyle de mutlu değiliz böyle de, Pazar günleri ev çamaşır koksun istiyoruz. Eve girdiğimizde yemek koksun istiyoruz. Ama bir yandan pizza söyleyip, şarap açıp Amerikan dizileri izlemeye de bayılıyoruz. Bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu?..."