hannibal kardeşimi çok çok iyi tanırım. 2004 yılından bu yana tanış durumdayız. kendisi sanılanın aksine şeker gibi biridir, adamdır, insandır. tek zaafı kırmızı ete dayanamaması. hiç unutmam bir gün bana "erkan ağabeyciğim (kendisi bana böyle seslenir) gözlerimde benekler uçuşuyor, kolum uyuşuyor" diye dert yandı. tabii ben dakikasında ayıktım işe ve kendisini "değerli kardeşim hannibal (kendisine böyle seslenirim) senin tligirisit değerlerin uçmuş, kolestrol tavan yapmış olabilir haydi birlikte doktora gidelim tahlil neyim verelim" diye ikaz ettim. ve tanımda da yanılmadığımı doktor kardeşim teyit etti. hannibal kardeşime ciddi ve disiplinli bir perhiz listesi verdi. işte hannibal kardeşim bu perhizin 3. haftasında kayışı kopardı zaten. "ehhh sikerim diyetini de perhizini de. bir daha mı geleceğim şu dünyaya" diyerek işi insan eti yeme noktasına kadar getirdi. kendisini defalarca uyarsam da beni "bak erkan ağabeyciğim seni sever sayarım, üzerimde de emeğin çok lakin bu bahsi kapatmazsan senin karaciğer de bana çekici gelmeye başlayacak haberin olsun. sonuçta diri, alkol kullanmak yerine meyan kökü suyu içen bir insansın" diyerek tersledi. tırstım ve vazgeçtim bu tehdidin üzerine. yine de kendisi adamdır, insandır!