bir tane ev arkadaşım vardı 1 yıl kadar önce. evimizin karşısındaki dans kursundaki kızlar sigara molası verip dışarı çıktıklarında, balkona çıkıp eline bir tane kitap alıp kahve içerdi. kızlar dans kursuna gidiyor ya onların kitap okuyan erkeklerden etkileneceğini düşünüyordu herhalde.
adam 1 yıl üşenmeden aynı kitapla kız kovaladı. o süreçte gerçekten kitap okusa, otisabinin yazdıklarını bile anlayacak seviyeye gelebilirdi belki.
abaza falan ama çocuk inanmış. akşam sosyal ağdan, sabah starbucks, gece de çeşitli clublarda kız kovalardı.
başlarda çok dalga geçerdik ama düşündükçe saygı duyuyorum böyle adamlara, amaç ne olursa olsun yılmadan isteyen insanlara. adamın hayattan bitmek bilmeyen bir isteği var.
kendince bir çabası var.
geçen hafta hastanenin önünde arkadaşımı bekliyorum. 70li yaşlarda bir teyze ''oğlum içme o sigarayı at çabuk'' dedi. ''efendim teyze'' dedim. ''kocamı geçen ay akciğer kanserinden kaybettim'' dedi. ne diyeceğimi bilemedim tabi. sonra elindeki sonuçları gösterdi. ''ben de kanser şüphesiyle 1 haftadır hastanedeyim bak iyi gelmiş sonuçlarım'' dedi nasıl mutlu ama.
kadın zor yürüyor 70li yaşlarda eşini kaybetmiş ve hala hayatla arasında bir sıkıntı yok burda devam etmek istiyor.
ben hayattan beklentisi olan insanlara çok imreniyorum artık. çabalayan insanlara hatta hayvanlara bile. aylardır ne kendim ne de insanlar için hiçbir şey yapmadım. geçmiş değil de
şimdiki zaman ve özellikle gelecekle ilgili sıkıntılarım var.