andımız çocukluktan yetişkinliğe adım atacak olan her türk gencinin, çevresi ile nasıl ilişki kurması gerektiğini, türklüğünün neden onu mutlu etmesi gerektiğini ve neden gurur duyması gerektiğini anlatan satırlardan oluşur. kaldı ki; aile içi eğitimde de, küçüklerin sevilmesi ve büyüklere saygı duyulması öğretilmiştir. türk halkının lideri de Mustafa Kemal Atatürk olduğuna göre, atamızın açtığı yolda, kardeşlik ve barış içinde ilerlemek için yeminimizi hergün hatırlamaktır. bunda kötü olan bir yan yoktur. şu düşünülmüş olsa gerek; "yeni nesil çocuklar artık kardeşliği ve kendinden büyüklere saygıyı öğrenmiş, yeminlerini hatırlatmaya gerek yok, bu çocuklar zaten zehir gibi, bu sözü geçen değerleri hem çok iyi taşıyor hem de çok iyi uyguluyor" diye andımıza gerek yok diye düşünmüş olabilirler. *
ezan, allah'a kulluk eden her ademoğlunun asli görevlerini yerine getirmesi için günde 5 kez onları bu göreve çağıran bir çağrıdır. ibadet etmek, günahların için af dilemek ve allah'a dua etmek için bir fırsattır. cuma, bayram ve teravih namazı dışında diğer vakit namazlarını kendi başınıza kılabilir ve dua edebilirsiniz. ezan namazınızı ne zaman kılmanız gerektiğini bildiren bir çağrıdır.
bu durumda bu iki kıymeti karşılaştırdığımızda ikisinin de bir amaç için bize gereken fırsatları sunduğunu düşünmek gerekiyor. biri iyi, ahlaklı, düzgün, efendi ve terbiyeli bir insan olmamız gerekliliğini, diğeri ise, yaradan'a(allah'a) ait kullar olduğumuzu ve ona ibadet etmemizi öğretiyor.
iyi insan olmak sadece namaz kılmakla da olmuyor, aynı zaman da allah ile aranda olan sevgi ve saygının allah'ın yarattığı, senin gibi (diğer) kullarıyla da iyi ilişkiler kurman gerekir.
andımızın yasaklanması ya da kaldırılması ideolojik olarak bir kanayan yara gibi görünebilir, neticede bunu türk halkına ve okullarda eğitim gören tazecik beyinlere doğru yolu göstermek için belli dizelerden oluşmuş bir terbiye eğitimidir.
kaldırılmasa iyiydi tabi, amma ve lakin birşeylerin değişmesi gerekiyormuş ve bunlardan başlamışlar. süreç nasıl ilerler, gizli gizli 3-5 öğrenci derse girmeden bir ağaç altında toplanıp kısık sesle andımızı okuyup öyle mi derslerine girerler? Netice itibari ile kendi aralarında küçük çaplı bir toplantı olur. bunun için de bir yaptırım gelir mi bilinmez. and da o cümleler de hepimizin doğuştan içinde gelen ilahi kelimelerdir.
türk olabilmek ve bunu gururla söylemenin nesi yanlıştır ki? diğer etnik kökenli vatandaşlar etnikliliği ile övünüp bunu rahatça söyleyebiliyorken (büyük harflerle)(!) NE MUTLU TÜRKÜM DiYENE! demek sorun teşkil etmemelidir.