kaynağı laiklik değil; devletin savunma mekanizması olan yasaktır.
laik ülkeler her türlü inanış biçimini desteklemek ve inananların ibadetlerini yerine getirmelerini sağlayacak yapıyı oluşturmak zorundadır. ancak inanç sistemlerinin altyapılarında devlete karşı kullanılacak bir tehdit unsuru oluşturulmak ve kullanılmak istenirse, devlet kendi savunma mekanizmasıyla buna önlem alır! kaldı ki kapanmanın sınırları kendini islam alimi sanan, ulema geçinenlerin değil, kişinin hür iradesiyle belirlenir. kutsal kitabımız ve peygamberimizin hadisleri dışında bu konuda kaynak olabilecek döküman da yoktur, onlarda da kesin bir hüküm bulunmamaktadır. bu sebeple de devlet ne zaman bu tehlike unsurunun ortadan kalktığını gözlemlerse o zaman bu yasağı kaldırmayı düşünebilir, zira türban zaten bir siyasi istismardır, kişinin hür iradesine saldırıdır. bugün hala bu simgeyi taşıyanlar aile ve çevre baskısıyla bunu takıyorsa zaten devlet, o kişilerin hür iradelerini güvence altına almadan bu yasağı kaldırmamalıdır.
suudi arabistan da başı açık gezmenin yasak olması nasıl rejimi tehdit ettiği için yasaksa, ve bu suudi arabistan ı bir din devleti yapıyorsa, türkiye de ise tam tersidir, rejimi dış etkenlerden korumak, türk kültürüne diğer başka kültürlerin karışmasını engellemektir.