aşkı, bir tutku bağlamında incelemek, onun sona eren bir yanı olduğunu, yani tutkuya ulaşmakla sonlanmak anlamı içerdiğini de vurgular. aslında cinsellik, sevgi ve aşk adlandırmasıyla değişik durum ya da ayırıcı özelliklerle gösterilen bu olgular, görünüşlerindeki farklılıkları nedeniyle başka başka şeyler olarak adlandırılır hep. sevgi cinselliği, aşk da cinsellik ve sevgiyi (ve onların birliğini de) olumsuzlar.
günümüz ilişkilerinin neredeyse tümü bedensel haza dayalıyken, olması gereken, bu bedensel hazın doğal ve insancıl olana uygun süreçlerle yeniden bütünleştirilmesidir. yani tensel olan tinselliği, tinsel olan da tenselliği içermelidir. ancak böylelikle hakiki tinsel-tensel birliği kurulabilir. yani toplum dışı, insancıllık dışı ve doğa dışı araçlaştırıcı cinsellik ya da tenselliğin, emeğin özgürleşmesine dayanan bilincin içerildiği amacı gerçekleştiren sevgi ve aşkla aşılması olanaklıdır. bu tutumun gerçekleşmesi de, sahiplenici, mülk edinici, özgürlüksüz ve yabancılaşmış kapitalist ilişkilerin bertaraf edilmesi ile sağlanabilir diye düşünüyorum.
bütün, her zaman parçaların toplamından daha fazlasıdır. dolayısıyla aşkı da, cinselliği de eksik kılan dışsal bir şeyler var ve biz, bu meşhur kıvranışlarımızla o eksik olan şeyleri arıyoruz.