1. almak işini yaptırmak.
örn1: gizlediği sevgilisinden hamile kalan kadın, istemediği bebeğini doktora aldırdı.
örn2: kardeşim hazır manava gitmişken, akşam yemeğinde cacığımız da olsun diye ona 2 kg. salatalık aldırdım.
2. götürtmek.
örn: tipsizliği ayyuka çıkartılan çirkin adam, sıkı çalışmasına ve amirlerine sayıda kusur etmemesine karşın uzun uğraşlar sonucunda işinden aldırıldı.
3. önem vermek, değer vermek. (aldırmamak: olumsuz anlam. itibar etmemek)
örn: senin hakkında bize çok kötü sözler edildi, ancak biz hiçbirine aldırmadık.