sosyal devlet politikasının en büyük eserlerinden biridir, bilen bilir.
Ne spordur, ne klasik.
Gemlik'tir mesela; tepeyi aşınca denizi gördüğüne değil, gece vakti o güzel manzaranın sana 2 beden büyük; o pis denizin 2 beden küçük olmasına şaşırırsın.
Boldur aslında ceket ama sıkar kol bileklerini ve karnını.
Sanırım tok hissettirsin diye.
Malum işçi ceketidir bu,
Sosyal devlet diyince Türkiye'de anlaşılan.
Yaşı yeten bilir, büyük beden alıp hatayla, Sümerbank'a değişmeye götürdüğümüz ceketler hani.
Her kış dağıtılan, Dsi'de, köy hizmetlerinde, Şeker Fabrikalarında...
Hakiki baba olmadan almaya tenezzül etmeyin o ceketi.
15 çocuğun dahi olsa oturmaz üzerine,
o şeker fabrikasının kazan dairesinin dumanlarının eseri hışırtılı sesleri yaratamaz hiçbir filtreli sigara çünkü.
Bi hata ettim.
Gördüm Kığılı'da almaya yeltendim.
Büyük adam oldum çünkü baba.
baba büyük adam oldum.
en zor işleri bana yaptırıyorlar.
girip çıktığım yerlerin kaydını tutuyorlar.
her sözümü dinliyorlar baba telefonda sana söylediklerimi bile
kravat taktırıyorlar, boğazımı sıkıyorlar.
saçlarıma kızıyorlar, oyumu soruyorlar.
oruç tutuyorlar baba;
hani biz de tutardık ya ekstradan
ramazan olmasa da,
o gün vermeyince rızkı yaradan.
anlat baba.
yada dur, dur fabrikanın kışın verdiği montla
eskimiş deri ceketinle dur
hepimize sarıl karşılarında
ama konuşma baba.
konuşunca kızıyorlar.
en çok hiçbir şey yapmayınca seviyorlar baba
hiçbir işe karışmayınca.
susunca beni bile övüyorlar.
ağlama baba sus sen de
ve karanlıkta ağlayanı kimse görmez deme
görmüşler baba izlemişler hep.
geçmişimi raporlamışlar baba
ceketinin altında beni yağmurdan sakladığın günü bile yazmışlar.
ağladığıma gülüyorlar baba.
susunca övüyorlar ama.
hayatımı dökmüşler kağıtlara;
seni bile görüyorlar baba.
seni bile.
baba çok büyük adam oldum.
büyük adam oldum baba.
senin bir elin kadar anca.