yaşar nuri öztürk ün, 'kurtuluş onlar sayesinde olacak.' cümlesinde kastettiği 'onlar'ın ta kendisidir. *
burada kurtuluştan kastı elbette son zamanlarda dinlerde meydana gelen kargaşa, şamata ve safsatalardır. ama bunu bir ilahiyat profesörü söylediği zaman insan bir durup düşünüyor. çıkar gömleğini o zaman kardeşim rahat rahat deistim de. yüce allah'a inanıyorum ama bu araplar ve türkler bokunu çıkardı de. çıkıp deizm şöyle güzel böyle güzel diye maval okuyacaksın sonra oruçtan, namazdan, dinden bahsedeceksin.* tuhaf.
ayrıca;
deizm, agnostisizm ve ateizmden önceki uğrak yerlerden birisidir; bunu kabul etmek lazımdır evet. çünkü;
-toplumun kültürleme mekanizmasından bir şekilde kendini sıyırıp da düşünmeye başlayan birey, özgür düşünce ipinin ucundan az da olsa tutmaya başlar. kendisine dayatılan ve dogma olan hazır bilgilerin akıl süzgecinden geçmediğini görmeye başlamasıyla yeni arayışlar içerisine girebilir. ve tıpkı zorda kalan bir çocuğun koşarak annesinin kucağına atlaması gibi genelde bu arayış deizmin sıcak kucağına atlamakla sonuçlanır. çünkü her ne kadar mantıkla örtüşmeyen dogmaları reddebilse bile, yüce yaratıcı fikrini reddetmek ilk anda kişiye çok zor gelir. ve kişi bir süre burada ikamet etmek durumunda kalır. çünkü hala sıkıca tutulmuş olan bir yaratıcı; kişiye huzur ve kollanma duygusu vermektedir. eğer, kişi sadece yaratıcıyı kabul edip onun varlığından mutlu olma eylemini sürdürmek isterse deist olarak hayatına devam edebilir. ancak kurcalamaya devam ederse inandığı şeye yani yaratıcıya da çok açık bir kanıt olmadığı gerçeği kuşku yaratmaya başlar. * (bkz: maddecilik) kişi kendisini tekrar dogmacı gibi hissederek bir diğer durak olan agnostisizm veya ateizme yönelir.