haziran ayında bir gün ankara'dayken akşam gittiğim, içindeki osmanlı eserlerine hayranlıkla baktığım, dışardan da pek hoş görünen kale. içinde gezerken ilahi sesleri geliyordu yukarlardan, ben ortama uygun müzikleri bu herhalde diye düşünürken yukarda düğün olduğu gerçeği ile yüzleşmiş ve dumurlardan dumur beğenmiştim. hatta en üst kata çıkmak istediğimizde ise içerde bayanların olduğunu, ziyaretçilerin alınamayacağını söyleyen görevli bizi kibarca reddetmişti.*