- Eminim, sen bugünün ne olduğunu hatırlamıyorsun bile, demiş.
- Tabii, hatırlıyorum, demiş adam da.
Adam çıkmış, gitmiş. Öğleye doğru evin kapısı çalınmış. Çiçekçi çocuk harika bir kırmızı gül buketi bırakmış. Az sonra kapı tekrar çalınmış, bu defa köşedeki pastahanenin çırağıymış gelen. Kocaman bir çikolata kutusu bırakıp gitmiş. Öğleden sonra gelen kutudan da olağanüstü şık ve pahalı bir elbise çıkmış. Kadın kocasının dönmesini zor beklemiş ve daha kapıda boynuna sarılıvermiş.
- Önce çiçekler, sonra çikolata, ve sonra da elbise. Bu hayatımdaki en güzel Cumhuriyet Bayramı!