bir konuda tartışmaya başlarsınız ve başladığınıza pişman olursunuz...
siz bilgi verirsiniz, belge gösterirsiniz, kaynak kitaplardan bahsedersiniz...
karşınızdaki insan falanca abi şöyle demişti...
filanca yerde şunu görmüştüm der...
ya da
içine gömüldüğü dogmalardan, farazi yorumlarından bahseder...
at gözlüklerinin izin verdiğiyle görebildiklerinden söz eder durur...
tartışmaya başlanılmıştır bir defa...
bazen laf anlatamamanın verdiği sinir ile, bazen inat ile, bazen de "belki bir insanı saplantılarından kurtarırım" umuduyla neticesizliğe doğru uzar hararetli konuşmalar...
inanılanların yanlışlığının kabul edilmesi güçtür...
karşınızdaki insan sizin haklı olduğunuzu anladığı halde diretmeye dolayısıyla kendiyle çelişmeye başlar...
bu çelişkili, komik konuşmalar sizi çileden çıkartır...
tartışmanın sonunda laf anlamayan bir insan ile vakit kaybettiğiniz için kendinize kızarsınız...
ve...
aklınıza gelir...
anlayana sivrisinek saz anlamayana sazın sapı az...