sonbahardan nefret etmek

entry3 galeri
    2.
  1. yaz okulumun son günlerini yaşıyorum. stajıydı, okuluydu, sınavıydı sıkıntı dolu bir seneyi atlatıyorum. insanlıktan çıkılan koca bir seneyi.

    artık zaman gün sayma zamanı. takvimler ağustos'un on beşine vurduğu zaman sevgili okulum beni azad edecek ve evime kavuşacağım. kavuşmakla bitecek mi ama? bitmez o günler hiç. takvim ağustos'un on beşine yani yaz okulunun son gününe vurup son sınavıma girdiğim gibi memleketime kaçarım herkes gibi.

    ayların verdiği özlemle anaya babaya kardeşe sarılırım. hep birlikte yapılan ilk kahvaltıda malum soru gelir: "sizin okul ne zaman açılıyor? ". e yuh artık. daha ağustos'un on altısındayız; okulun açılmasına kaba taslak beş hafta var ve soru bünyede soğuk duş etkisi yaratır.

    bu soru bende neden mi bu kadar pis bir etki bırakıyor? çünkü o soruyu duymamla birlikte beş hafta sonra okulların açılacağını biliyor olmam kafamda bir endişe uyandırıyor. koskoca , stres dolu bir seneyi hatırlıyorum; yaşayacağım o bir seneyi. işte stresin de başlangıcı o zıçtımının sonbaharında.

    haydi unutayım, keyfini çıkarayım diyorum o beş haftanın, ama bir boka yaramıyor. beş hafta dört hafta oluyor; dört hafta üç hafta oluyor. bu böyle gidiyor ve endişe duya duya sonbahara geliyorum. yine okul telaşı, ders seçmeler, ıvır zıvır... beş hafta zaten bok gibi... üstüne bilmemkaç bok gibi hafta. tastes like shit. o ne lan öyle?

    son sonbaharı istiyorum ben. bu da olmadı; ölüm kokusu aldım. kim ne derse desin sevmiyorum işte bu sonbaharı; yılın elli iki haftasına yayılıyor çünkü stresi. takvimden silsem bile olmaz hayatından çıkaramadıktan sonra. iyisi mi ben sonbaharın hayatından çıkayım.
    2 ...