sezon finali için kimilerinin kötü kimilerinin iyi, kimi raikonennin ise herhangi bir yorum yapmadığı dizidir.
açıkcası benim için sezon finali ne bir hezimet ne de bir hayal kırıklığı idi. açıkcası biraz içinde beklentilerimin artması vardı.
--spoiler--
şöyle efendim, isaac mendez'in de dediği gibi "you can't fight to future"* kriterini ve dizide özellikle üstüne basa basa işlenen faith* faktörünü de göz önüne alırsak bu bombanın patlayacağı bir gerçektir yorumunu herhalde getirebiliriz, yani ne olursa olsun new york bir şekilde paramparça olacaktır. bu sadece benim düşünmüş olduğum bir teori. her ne kadar tim kring açıklamalarında "hikaye tamamiyle değişecek" dese de ben buna ıh-ıh pek katılmıyorum, mukakkak bizi televizyonun karşısında hoplatmak suretiyle "ananııııııııııııııııı" dememize sebep olması ile alakalı olarak bize ya 3. ya da 2. sezon finalinde bunu gösterecek, çünkü gerçekleri görüyor peter ve isaac da "gerçeklerle savaşamazsın" diyor.
gelelim bir diğer konuya o da öcü adamın gelişmiş versiyonu olan, molly'nin düşüncesinde görmekten korktuğu diğer boogie man. bu da heralde son bölümde ortaya konmuş insanlar merak etsin bölümü. peki hadi merak ettik ne oldu? beynimizi biraz çalıştıralım:
mohinder ilk bölümde ne diyor?
"... Ufak gezegenimizin 4 köşesine de uygarlık kurduk ama evrim denen şeyi başaramadık bu onur, alçak gönüllü hamamböceğine ait. Aylarca yemek yemeden yaşadığınızı düşünün ya da kafanız olmadan haftalarca yaşayabileceğinizi radyasyona karşı dirençliler, tanrı kesinlikle kendi resmini yaratmış ve ben size tanrının bir hamamböceği olduğunu söylüyorum"
diyor ve sonrasında insanların garip gurup bakışlarına nazaran konuyu başka şeylerle bağlıyor işte yok beynimizin şu kadarını kullanıyoruz bik bik bik... e dolayısıyla bu hamamböceği vakası gayet havada kalıyor. sonra sonra bu hamamböceğinin ot bok her yerde gözükmesi şaşırtıyor adamı. "ne lan bu hamamböceği feşistliği mi var bu tim kring'de?" demeyin, dedirtse de demeyin çünkü son bölümde bile sylar'ın öldüğü anda cesedi kaybolduğunda yine bu hamam böceği o kadar parlak bir şekilde gösteriyoru ki anlamamız sanki özellikle isteniyor, tıpkı sylar'ın yine öldüğünü söyledikleri anda olduğu gibi.
şimdi efenim, bu hamamböceği olayı nedir?
-sylar'ın çok garip bir özelliği?*
-sylar'ın bir ortağı?
-diğer boogie man?
-17. bölümde* onlardan* birini sakladığı gerekçesiyleclaude**'nin işten atılma sebebi?
bunların hepsini farklı varyasyonlarda düşünebiliriz tabi. yani hem ortak hem işten atılma sebebi hem de diğer boogie man olması gibi. nihayetinde kimi forumlarda olsun, arkadaş dialoglarında olsun, beyin patlamarda olsun bulunan bazı olma ihtimali yüksek gerçekler var.
1 -bu hamamböceği kesin bir kere bir başka hero, o da büyük ihtimalle molly'nin düşünmekten korktuğu daha da kötü olan adam.
2 -bu daha kötü olan adam da bir ihtimalle claude'ye atfedilen suçtaki adam -noah ile claude köprüde konuştuğu sırada bahsi geçen şahsiyet "ben kendi türüme ihanet edemem" gibisinden atıp tuttuğu sırada bahsi geçen özel adam- ve petrelli'nin "patlayacam hanuna g.yam, yardım et bana" teklifine karşılık peter'e karşı sarfettiği cümlede "ben diğerlerine de yardım ediyordum ama kötü sonuçlar elde ettim" derken burda bahsettiği şahsiyettir. orada hatırladığı zaman yüz halinin aldığı şekilden de bunun bir hezimetle sonuçlanan bir eğitim olduğu kanaatine varabiliyoruz.
3 -bu daha kötü olan adam, dizi boyunca üzerinde çok yorumlar yapılmış, fakat ne özelliğinden ne isminden ne de cisminden bahsedilen nathan'ın ve peter'in babası veyahut peter ve nathan'ın yıllar önce kaybolmuş kardeşi.*
4 -sylar'ın çoğu zaman ortadan kaybolmasına vesile olan -mesela ajan hanson'la iki bukle muhabbet çevirdikten sonra ansızın kaybolması ve matt'in kendisini vurduktan sonra yere düşüp bi daha geri dönmemesi gibi- bir özelliği.
--spoiler--
buraya kadar olanları internetten arkadaşlarla geçen muhabbetlerden çıkarılan fikirlerin üstüne alıntı olarak yazdık.
şimdi gelelim benim heroes ile alakalı teorime:
--spoiler--
bence asıl evil ve good kampına ayrılmış iki bölük var ve bu taaaa 1671'den takezo kensei'den geliyor ve bu peter'in babası, annesi, mr. devaux, hiro'nun babası ve belki onun da annesi, claude, linderman bunlardan oluşma hep.
ayrıca şunu da düşünmek lazım değil mi? bu "jessica, niki or I don't care who you are" kadını gelecekte "5 years gone" bölümünde hiro'ya "unuttun mu, biz savaşı kaybettik general chow" diyor. sizce bu da pek muallakta kalan bir nokta değil mi yani ne savaşı, alt tarafı bir bomba patladı ve bu da her özel insanın ortaya çıkmasına sebep oldu. savaş derken bu kadın neye işaret ediyor? acaba bu benim teorimde bahsi geçen good ve evil kampları ile mi alakalı?
nerden geldik bu kamplaşma fikrine?
bu sonuca beni asıl iten, hiro'nun babasının hiro'yu özellikle sylar'ı öldürmesi için eğitmesi ile alakalı. sonuç olarak kendisi de aynen linderman ve mrs. petrelli gibi "bir zamanlar başka özel güçleri olanlar da vardı ama sonra kimiyle yollarımızı ayırdık" diyor. şimdi hani bunun kimi raikonen olacağı yok ya**, bu belki hani son zamanlarda asya'nın yükselişe geçmesiyle alakalı olarak "asya versus abd"ye atıfta bulunularak, "good ve evil kamplaşma" odaklı bir düşüncenin altyapısı olabilir. hiro'nun babası vs mr. linderman. hani sonuç olarak bütün heroes büyükleri mr. devaux olsun, mrs. petrelli olsun, mr. linderman olsun hepsi bu bomba'nın patlamasını ve sylar'ın ölmesini istiyor ve biri molly walker odaklı biri de hiro odaklı planlar geliştiriyor. yani hiro'nun babası demiyor ki "git linderman'a molly walker ile temasa geç, bul onu, öldür", sadece "öldür" diyor ve bu bombanın patlamasının sylar'ın sebep olması odaklı düşünen hiro'yu destekliyor. nasıl yani, biri bomba patlasın, biri patlamasın mı diyor bu açıdan? bu açıdan bakıldığında; hiro'nun babası, bomba'nın patlamasını diğerleri gibi* istiyor olsa kendi oğlunu patlamanın kucağına niye göndersin ki? kaldı ki hiro patlamaya sebep sadece sylar olduğunu sanıyor, peter'in patlayacağından haberi yok. dolayısıyla aristo 1,0 mantığı düşünelim: babası da aynı oğlu gibi sylar'ın ölmesinden odaklı bombanın patlamasını isteMiyor.
bu hiro'nun babası da diğerleri gibi aynen "beraber yürüdük biz yollarda/yağan yağmurda" edebiyatının hakim olduğu bir süreçten sonra "biz ayrıldık" diyor. hani mr. bennet diyor ya mohinder'e son bölümde* "eskiden çalıştığım kurum iyi şeyler yapıyordu ama sonra başka yollara saptı; yani sonuçta bir yol ayırma olayı var değil mi? eğer ikiniz de* bu ayrılmada aynı kamplara geçmişseniz aynı şeyleri düşüneceksiniz değil mi? biri patlasın biri patlamasın olmaz bölye yani, bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu. kannımca oğluna "abd'ye geldim karnını hamburger ve waffle ile doldurdun lanet olasıca" diyen hiro'nun babası -asyayı temsilen- ve "dünyayı iyileştireceğiz" diyen linderman -ki bu da abd yi temsilen- iki farklı kamplara ayrılmışlardır. işte dediğim gibi yukarıdaki yazıma ek olarak bu good ve evil kamplaşmaları teorisinin dayanağı olarak benim diziden yakaladığım ayrıntılardan oluşan komplo teorim budur. bilmem çok mu uçtum bu komplo teorisi konusunda saçmalayacak boyutta ama bir düşünsenize, bu kadar güncel mesajlar veren, özellikle 11 eylül saldırısına "truman'da aynı kararları verdi şimdi bu karar sayesinde dünya'nın jandarmasıyız e benim salak oğlum farkedemedin mi" sözleriyle atıfta bulunacak ayrıntıları barından diziden bu ayrıntılar hani bir de tim kring'in "tamamen farklı bir senaryo olacak bu sefer" demesi eklenince insanın kulağına pek de saçma gelmiyor. neyse, umarım yemeğe tuz biber domates olalım derken yemeği menemen yapmadık.
--spoiler--