tehkileli bir spor olduğu söylenir. bot üzerinde artislik yapmazsan bi tehlikesi yoktur.
bugün ben manavgatta yaptım bu sporu. okadar akıntılı değildi. yer yer hızlanıyoruz kayaların üzerinden filan geçiyoruz ama genel olarak durağan bi suyu var. öyle kolay kolay bi kaza gelmez insanın başına. manavgattaki köprülü kanyon denilen yerden bahsediyorum.
dediğim bu yerde fazla tehlike yoktu ama tehlikeyi gene biz çıkartıyorduk. iki bot yakınlaştığı zaman birbirlerine su sıçratma fantazisi var. su buz gibi. hıyarın biri kova almış bota. uyanık ya piç. doldurdu doldurdu fıcıttı kovayı bize. bazen iki bot sıfıra sıfır yanayşıyordu. işte tam bu esnada millet oküzlemesine birbirine su sıçratmaya başlıyorki maazallah... ulan zaten bot dipdibe gelmiş. aradaki mesafe 50 cm. sen kürekle su sıçratmaya çalışıyon bire dingil. ulan o küreği kaldırıp indirirken gözümüzü çıkartacan hiç mi düşünmüyon. neyse..
bizim grupta iki üç tane çift vardı. genç aşıklar. allahım allahım!.. ulan raftingin ortasında bile iğrençleşebildiler. zaten burdan çıkıp birazdan türk kızları bölümüne bu konuyu ayrıca işleyeceğim. koskoca azgın derenin ortasında bile el ele tutuşuyordu bu çiftler. kız ;- ama aşgııım ayayım acıdııı. ağzınıza sıçayım sizin dedim içimden. oğlanda yarrak gibi dakkada bir eğilip eğilip öpüyo. tabi bu işler buz gibi suyun içinde haaa. eller hiç ayrılmıyor.
almanı var ingilizi var hollandalısı var hele hele ki rusu da var. okadar milletten çift beraber gelmiş sadece bizim öküzler elele tutuşuyordu ve sadece türk kızı -ay aşgııım şu çok şoyuuk diyordu.