istanbul hatırasının yanında tırt kitap. tırt çünkü, atmasyon bir son için sayfalarca gereksiz diyalog ile okuyanı sıkan bir tarafı var kanımca. kurgu tam yerine oturdu, tam yoluna girdi diyorken gereksiz bir ayrıntı ile konunun dışına çıkıyor yazar olacak muhterem. tam 383 sayfa, 3 arkadaşın arasında gecen diyaloglara ve şaşırtıcı olsun diye yazılmış sona gerek yoktu bana göre. madem katili böyle alengirli bir hale getirip sunacaksın okuyana, o halde cinayetlere dair biraz daha ayrıntı verseydin kafamızda bunca soru işaretiyle bırakmasaydın bizi sayın ahmet ümit. ha istanbul hatırası bu kitabın yanında şaheser olur o ayrı. cünkü en azından o romanda istanbulun tarihine güzel bir yolculuk yapma şansı tanımış okuruna. sis ve gece de aynı beyoğlu rapsodisi gibi atmasyon bir sonla bitmişti keZA. madem cinayet romanları seviyorsunuz o halde gidin linda howard'ın bay mükemmel'i ile başlayın bu olaya..