lisanı da tanımlayan kavram. Bununla da kalmaz, dil onu kullanan kişi tarafından da apayrı bir "dil" olma hüvviyetine haizdir. Edebiyat için düşünüldüğünde Cemal Süreya'nın "Dil, şiirin evidir" derken imâ ettiği tam olarak da budur işte. Burada kullanılan "dil" bir lisanı değil o lisanın içinde varedilen lisanı tanımlar. t.s. eliot'un sarf ettiği "edebiyat temelde bir dil uğraşıdır" lafı da işte bu durumu imler.